|
28 - HUNEYN GAZASI
Harp zaferle bitmişti
Yirmibin
küffar ile, onikibin
mücahid,
Şiddetli bir savaşa
girişmişti o vakit.
Daha önce, Bedir’de,
Uhud’da ve Hendek’te,
Yine Hayber ve Mute,
hasılı her bir cenkte,
Büyük kahramanlıklar
gösteren bu gaziler,
Arslan kesilmişlerdi bu
gün de hepsi birer.
Ali bin Ebi Talip, hem
de Ebu Dücane,
Savaşırlardı gayet seri
ve çevikane.
Yine Zübeyr bin Avvam
döne döne savaşıp,
O gün dehşet saçardı,
düşmana kılıç çalıp.
Sevgili Peygamber de, bu
hali görüyordu.
Zafer için, şöylece
dualar ediyordu:
(Ya ilahi, biz senden
yardım talep ederiz.
Düşmanın zaferini
istemezsin şüphesiz.)
Allah’ın Peygamberi, bu
duayı yaptılar.
Sonra yere eğilip, bir
avuç kum aldılar.
(Yüzleri kara olsun!)
buyurup sonra yine,
Savurdu o kumları
düşmanın üzerine.
Bir mucize eseri, bir
avuç olan kumlar,
O yirmibin düşmanın
gözlerine doldular.
Yani Resulullahın
savurduğu kumlardan,
Kurtulan, bir tek kişi
olmadı o küffardan.
O ara melekler de,
yetişince yardıma,
O Server müjde verdi
Sahabe-i kirama.
Buyurdu ki:
(Allah’a olsun hamd ve
senalar,
Ki, kâfirler bu gün de
bozguna uğradılar.)
Bundan sonra müşrikler,
başladı bozulmaya.
Ve hatta geri geri,
başladılar kaçmaya.
Eshap
da peşlerine düşerek bu
küffarın,
Kılıç vurup, çoğunu
öldürdüler onların.
Hatta harp meydanına
getirmiş oldukları,
Kıymetli mallarıyle,
kadın ve çocukları,
Bırakıp, son süratle
kaçıyorlardı harpten.
Müminlerin eline geçti
onlar tamamen.
Kâfirler, yetmiş ölü
bırakıp kaçmışlardı.
Geriye, altıbin de esir
bırakmışlardı.
Başları Malik bin Avf ve
bir kısım kâfir halk,
Taif’te,
bir kaleye sığındılar
kaçarak.
Allah’ın yardımı ve
Resulün himmetiyle,
Bitmişti bu savaş da,
Eshabın zaferiyle.
Lakin Peygamberimiz,
görmeyip bunu kâfi,
Kuşatmak istiyordu,
Eshabiyle Taif’i.
Çünkü kesin netice almak
için, bu sefer,
O kaleyi düşürmek
istiyordu o Server.
Halid
ibni Velid’i, bir bölük
ile, önden,
Gönderdi o kaleye, hiç
vakit geçirmeden.
Kendisi de arkadan,
mücahidlerle yine,
Geldiler tekbirlerle, o
kalenin önüne.
Eshabın
geldiğini görünce o
müşrikler,
Kapıları kapayıp,
savunmaya geçtiler.
Zira göğüs göğüse
savaşabilmek için,
Yoktu cesaretleri o
namert müşriklerin. |