|
26 - MUTE GAZASI
Sancak sana layıktır
Cafer bin Ebi
Talip şehid olunca birden,
Abdullah bin
Revaha sancağı kaptı hemen.
Bir eliyle
sancağı göklere yükselterek,
Daldı düşman
içine, şunları söyleyerek:
(Ey nefsim,
Cafer gitti, sen hala dünyadasın.
Durma, cihad
eyle ki, sen de şehid olasın.
Eğer ki
seviyorsan köleni, hizmetçini,
Bilmiş ol ki,
şu anda azad ettim hepsini.
Düşündürüyor
ise, seni bağın ve bahçen,
Onların
hepsini de, hibe ettim şimdi ben.
Velhasıl
hiçbir şeyin kalmadı bu dünyada.
Yapacağın tek
şey var, şehid olmaktır o da.
Ey nefsim,
bana boyun eğeceksin mecburen.
Bugün şehid
olurum, yemin ettim çünkü ben.
Ya sen
kendiliğinden razı olursun buna,
Ya kabul
ettiririm bunu ben zorla sana.
Düşün,
öldürülmezsen bu savaşta eğer ki,
Hiç ölmeyecek
misin ey nefsim, söyle peki?
Cafer bin Ebi
Talip ve Zeyd bin Harise’nin,
Yaptığını
yaparsan, bil ki iyi edersin.
Onlar şehid
oldular, sen dahi durma geri.
Sonra pişman
olursun, haydi, atıl ileri.)
Abdullah bin
Revaha bunları söyleyerek,
Daldı düşman
içine tekbirler getirerek.
Küffarla
amansızca mücadele ederken,
Parmağına, bir
kılıç isabet etti birden.
Sallanmaya
başladı, elinde kesik parmak.
Sıçrayıp yere
indi attan acil olarak.
O parmağı
koyarak, ayağının altına,
Koparıp,
şimşek gibi tekrar bindi atına.
Zira
çarpışmasına, o engel oluyordu.
Şimdi daha
şiddetli, seri harbediyordu.
Çok saldırdı
ise de, düşmana hiç durmadan,
Şehadet
nimetine erememişti o an.
Çok üzülür idi
ki şehid olmadığına,
O sırada, bir
mızrak saplandı vücuduna.
Derhal kanlar
içinde yerlere serilmişti.
Şehadet
şerbetini en son o da içmişti.
O dahi
ayrılınca bu dünya âleminden,
Koşup Sabit
bin Ekrem, sancağı kaptı hemen.
Halid
ibni Velid’e götürüp verdi derhal.
Dedi ki:
(Emirliğe sen layıksın, bunu al.)
Almak
istemeyince, arz etti ki: (Ey Halid!
Çabuk al ki
sancağı, çok dardır zira vakit.
Sen harbin
usulünü, bizden iyi bilirsin.
Senin emir
olmandır arzusu hepimizin.)
Sonra,
sahabilere dönerek sordu hatta:
(Sizin
fikirleriniz ne yoldadır bu babta?)
Bilcümle
mücahidler dediler ki hep o an:
(Halid bin
Velid olsun, başımıza kumandan.)
Bu durum
karşısında, islamın bayrağını,
Büyük bir
hürmet ile aldı ve öptü onu.
Ve atına
atlayıp, hücum etti küffara.
Yeniden kuvvet
geldi, cümle müslümanlara.
|