|
23 - DAVET MEKTUPLARI
Habeş hükümdarına
Peygamber Efendimiz,
istedi ki nihayet,
Dünyanın her yerine
yayılsın islamiyet.
İnsanlar iman edip, hep
müslüman olsunlar.
Cehennem azabından
böylece kurtulsunlar.
Zira o, rahmeten lil
âlemindir ki mutlak,
Geldi bütün âleme, yani
rahmet olarak.
Çevre hükümdarlara, işte
bu gaye ile,
Birer mektup yazarak,
gönderdi Eshabiyle.
İslama
davet etti mektuplarla
onları.
Seçkin sahabilerle,
gönderdi mektupları.
Mühür kazılmış idi
mübarek yüzüğünde.
(Muhammed Resulullah)
yazılıydı üstünde.
Mühürlü mektupları
götüren sahabiler,
O sabah, o yerlerin
lisanını bildiler.
Amr ibni Ümeyye’yi,
tensib edip bu işe,
Gönderdi Habeşistan
meliki Necaşi’ye.
O, mektubu alarak,
koyuldu yola hemen.
Vardı Habeşistan’a,
fazla vakit geçmeden.
Resulün mektubuyla, o
içeri girince,
Melik, tahtından inip,
tevazu etti nice.
Hürmet ile öperek
Resulün mektubunu,
Yüz ve gözüne sürüp,
okuttu hemen onu.
Mektup, Besmele ile
başlıyordu ilk önce.
Onu müteakiben
yazılmıştı şöylece:
(Allah’ın Resulünden,
Habeş hükümdarına!
Selam olsun, Allah’ın
imanlı kullarına.
Ey melik, selamette
olmanızı dilerim.
Sana nimetlerinden,
Allah’a hamdederim.
Allahü teâlâdan başka
bir ilah yoktur.
Her şeye gücü yeten,
hakiki ilah Odur.
Şehadet
ederim ki, Adem’i Hak
teâlâ,
Nasıl yarattı ise
kudretiyle evvela,
Hazret-i İsa’yı da, hiç
babasız olarak,
Yine kudreti ile yarattı
cenab-ı Hak.
Ey hükümdar, ben seni,
hiç ortağı olmayan,
Allah’a inanmaya
çağırıyorum şu an.
Benim bu davetime, sen
de eyle icabet.
Yalnız Hak teâlâya, yap
kulluk ve ibadet.
Ben, Allah tarafından
gelen bir peygamberim.
Ve Ona inanmaya seni
davet ederim.)
Hükümdar, bu mektubu
edep ile dinledi.
Şehadeti
getirip, derhal iman
eyledi.
Bu bahtiyar hükümdar,
vakta ki etti iman,
Hemen bu imanını herkese
etti ilan.
Daha sonra dedi ki:
(Yemin ederim ki ben,
O, Allah tarafından
Resuldür hakikaten.
Ve yemin ederim ki, o
zat, ehl-i kitabın,
Beklemekte olduğu
Peygamberdir bihakkın.
İmkânım olsa idi,
giderek bin zevk ile,
Şereflenmek isterdim
mübarek hizmetiyle.)
Mektup için çok güzel
bir kutu yaptırarak,
Koydu onun içine, çok
hürmetli olarak.
Dedi: (Resulullahın
mektubu bizde iken,
Hiç hayır ve bereket,
ayrılmaz ülkemizden.) |