ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

22 - HUDEYBİYE SULHNAMESİ

Peki, öyle yaz!

 

Kureyş elçileriyle konuşma yapılmıştı.

Andlaşma maddeleri, kararlaştırılmıştı.

 

Aliyyül Mürteza’ya emretti Fahr-i âlem.

Getirdi yazmak için, o da kağıt ve kalem.

 

Emretti Resulullah, hem hazret-i Ali'ye:

(Andlaşmanın başına, bir Besmele yaz!) diye.

 

Ve lakin Süheyl buna, hemen etti itiraz.

Dedi ki: (Bi ismike Allahümme diye yaz.

 

Zira Rahman ve Rahim, nedir, bilmiyorum ben.

Yoksa, bu andlaşmayı imzalamam katiyen.)

 

O Server kabul edip, (Peki, olur!) buyurdu.

Zira bu andlaşmada faydalar görüyordu.

 

Buyurdu: (Dediğini yaz Süheyl'in ya Ali!

Zira güzel kelamdır, onun dediği dahi.)

 

Peygamber Efendimiz, hem hazret-i Ali’ye,

Sonra emir buyurdu, (Şu  şekilde yaz!) diye:

 

(Bunlar Resulullahın, Süheyl bin Amr’la, bir bir,

Üstünde, anlaşmaya vardığı maddelerdir.)

 

Tam yazacak idi ki bunu hazret-i Ali,

Süheyl elini tutup, bir daha oldu mani.

 

Resulullaha dönüp, dedi: (Öyle yazmasın!

Söyle, Abdullah oğlu Muhammed diye yazsın.

 

Zira senin, Allah’ın Resulü olduğunu,

Biz kabul etmiyoruz, o nasıl yazar bunu?

 

Zaten kabul etseydik, gelmezdik sana karşı.

Ve yapmazdık seninle, bunca harp ve savaşı.)

 

Onu da kabul edip, buyurdu ki o Server:            

(Vallahi siz ne kadar reddetseniz de eğer,

 

Ben yine, hiç şüphesiz Resulullahım bizzat.

Onu öyle yazmakla, değişmez ki hakikat.)

 

Ve hazret-i Ali’ye buyurdu ki: (Onu sil!

Muhammed bin Abdullah diye yaz, mühim değil.)

 

Lakin Eshab-ı kiram, (Resulullah) lafzının,

Silinmesine karşı, hiç elde olmaksızın,

 

Üzülüp, hiçbirisi olmadı buna razı.

Ve hepsinin bu işe, oldu hep itirazı.

 

Ve herşeyi unutup, dediler: (Hayır, olmaz!

Ya Ali, sen oraya yine Resulullah yaz.

 

Müşriklerin dediği olursa bunda eğer,

Onlarla aramızı, ancak kılıç halleder.)

 

Peygamber Efendimiz, Sahabe-i güzinin,

İş bu gayretlerine, memnun oldu ve lakin,

 

Sükut etmelerini işaret eylediler.

Ve hazret-i Ali’ye, (Sen onu sil) dediler. 

 

O dedi: (Feda olsun sana canım, herşeyim.

Lakin onu silmeye, varmıyor ki hiç elim.)

 

Peygamber Efendimiz, buyurdular ki ona:

(O kelime hangisi, sen göster onu bana.)

 

O da, o kelimeyi gösterince, bu sefer,

Mübarek parmağıyle, sildi onu o Server.

 

Ve yine emrederek hem hazret-i Ali’ye,

Yazdırdı, (Abdullah’ın oğlu Muhammed) diye.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan