|
21 - BENİ KUREYZA
YAHUDİLERİ
Yahudilerin ihaneti
Hendek harbinden sonra,
Server-i âlem yine,
Hazret-i Aişe’nin teşrif
etti evine.
Zırh ve silahlarını,
çıkardı üzerinden.
Vücudu tozlanmıştı, bir
banyo aldı hemen.
O sırada Cebrail,
Dıhye’nin suretinde,
Geliverdi zırhı ve
silahı üzerinde.
Dedi: (Ya Resulallah, siz, Beni
Kureyza'nın,
Üstüne yürüyün ki, bu, emridir Allah’ın.)
Kainatın sultanı,
Bilal-i Habeşi’ye,
Emretti: (Bu haberi, herkese söyle!)
diye.
Kendisi de giyinip,
silahıyle zırhını,
Miğferini geçirip,
kuşandı kılıcını.
Geldi at üzerinde
Eshabın arasına.
Teslim etti sancağı,
Allah’ın arslanına.
Ve gönderdi ileri, öncü
kuvvet olarak,
İbni Ümmü Mektum’u,
şehirde bırakarak,
Tekbir sedalarıyla
çıktılar Medine’den.
Gammaroğulları’yla
karşılaştılar hemen.
Silahlanmış, Resulü
beklerdi o kimseler.
(Size kim haber verdi?)
diye sordu o Server.
Dediler ki: (Dıhye-i
Kelbi geldi az önce.
Biz de ondan öğrendik bu
haberi böylece.)
Buyurdu ki:
(O kişi, Cibril-i emin
idi.
Ve Beni Kureyza'ya
emirle gönderildi.
Onların kalesini
kuvvetlice sarsacak.
Böylece kalplerine,
büyük korku salacak.)
Velhasıl o kaleye
varıncaya kadar tam,
Artıp, üçbin kişiyi
buldu Eshab-ı kiram.
Gitti hazret-i Ali
sancak ile en önde.
Ve dikti sancağını, o
kalenin önünde.
Resulullah,
oraya varınca en
nihayet,
Önce o kâfirleri islama
etti davet.
Yahudiler, daveti kabul
eylemediler.
İkinci teklifini yaptı
Resul bu sefer.
Buyurdu:
(Öyle ise, Allah’ın
Resulünün,
Emri ile, kaleden inin
ve teslim olun!)
Onlar, bu emri dahi
reddedince, bu sefer,
Sahabe-i kirama nazar
etti o Server.
Sa'd hazretlerini görüp
verdi şu emri:
(Ya Sa'd, oka tutun siz
şu yahudileri!)
O ve diğer okçular,
Resulün emri ile,
Fırlattılar okları,
tekbir sedalariyle.
Onlar da buna karşı, ok
ile taş attılar.
Bu hareketleriyle savaşı
başlattılar.
Lakin korkularından,
açıp da kapıları,
Hiç çıkamıyorlardı o
kaleden dışarı.
Hain olduklarından,
korkuyorlardı böyle.
Zira hain ve zalim,
korkak olur haliyle.
Onlar, Resulullaha iman
getirmediler.
Yalnız hasetlerinden,
Onu inkâr ettiler.
Yine Hendek harbinde,
haince davranarak,
Yapılan andlaşmayı, tek
taraflı bozarak,
Kureyş kâfirleriyle
anlaştılar gizlice.
Resulü, güç durumda
bıraktılar böylece. |