|
14 - Hz. FATIMA'NIN
EVLENMESİ
Benim arzum
bu değil
Hazret-i Fatıma’yı, ona,
Fahr-i kainat,
Dörtyüz akçe mehr ile
teklif eyledi, fakat.
Fatıma hazretleri başladı
ağlamaya.
Dedi: (Razı değilim bu
mehirle nikaha.)
Hak teâlâ katından Cibril
gelip dedi ki:
Ey Allah’ın Habibi,
Rabbimiz emretti ki:
(Razı olmadı ise Fatıma bu
mehrine,
Arttırıp, dörtbin akçe
teklif edin kendine.)
Gelip teklif ettiler
kendisine bu mehri.
Yine kabul etmedi Fatıma
hazretleri.
Geldi Cibril dedi ki:
Emrediyor Rabbimiz:
(Yine razı değilse,
dörtbin altın veriniz.)
Gelip, dörtbin altını
teklif ettiler, fakat,
O, bu altınlara da etmedi
hiç iltifat.
Dedi ki: (Mehir için,
benim arzum bu değil.)
O anda gökyüzünden geldi
yine Cebrail.
Dedi: Ya Resulallah,
emretti Hak teâlâ:
(Bizzat gidip sorunuz, ne
istiyor pekala?)
Vardı hemen yanına, temiz
kerimesinin,
Buyurdu ki: (Ey kızım,
nedir ki arzun senin?)
Dedi ki: (Babacığım,
kızların mehirleri,
Altın ile gümüşten
olmaktadır ekseri.
Ben, Allah Resulü’nün
madem kerimesiyim.
Benim mehrim, onlardan
farklı olsun isterim.)
Fahr-i âlem sordu ki:
(Ey kızım, öyle ise,
Nasıl mehir istersin,
muradın söyle bize.)
Dedi ki: (Babacığım,
kıyamet gününde, sen,
Kaç günahkâr mümine şefaat
edeceksen,
Ben de, hanımlarına şefaat
eyleyeyim.
Benim mehrim bu olsun,
dünyalığı nideyim?)
Resulullah, kızından
duyunca o gün bunu,
Bildirdi Cebrail’e bu
yüksek arzusunu.
Cibril gelip dedi ki: (Arz
ettim Rabbimize.
Kabul edip, gönderdi beni
hazretinize.)
Bu sefer de Fatıma, arz
etti: (Babacığım!
Bir isteğim daha var, onu
da ister canım.
Sizin, mahşer gününde
şefaat eylemeniz,
Ayet-i kerimeyle sabittir
hiç şüphesiz.
Lakin benim, mahşerde
etmem için şefaat,
Yoktur şimdi elimde bir
vesika, bir berat.)
Buyurdu ki: (Ey kızım,
Rabbime arzedeyim.
Ne ferman buyurursa, sana
haber vereyim.)
Cebrail, bunu dahi arz
ederek Allah’a,
Bir Cennet ipeğiyle geldi
Resulullah’a.
Arasında bir beyaz kağıt
vardı Cennetten.
Üzeride, şu yazı
yazılmıştı kudretten:
(Fatımat-üz Zehra’nın
isteği üzerine,
Bu yazılı vesika, verildi
kendisine.
Mahşer günü, günahkâr
hanımlara şefaat,
Edeceğine dair,
verilmiştir bu berat.)
Resulullah, alarak bu
beratı eline,
Getirip teslim etti temiz
kerimesine.
Nihayet beratı da alınca
pederinden,
Buyurdu: (Bu nikaha razı
oldum şimdi ben.)
|