|
13 - BEDİR GAZASI
Şehid ise gam
değil
Zeyd bin Harise ile
Abdullah bin Revaha,
Müjdeyi getirdiler
dönmeden Resul daha.
İnanamıyorlardı bazı Eshab-ı
güzin.
Diyorlardı: (Sahi mi,
gerçek mi bu dediğin?)
Derlerdi ki: (Elbette, bu,
gerçektir Vallahi.
Yarın teşrif ederler
Peygamberimiz dahi.)
Sahabe, bu habere çok
sevindiler, fakat,
O gün Rukayye hatun
etmişti hem de vefat.
Sevgili kızı idi, bu hatun
o Server'in.
Namazı kılınarak, aynı gün
oldu defin.
Bu üzüntü üstüne, duyunca
bu haberi,
Ferahladı Eshabın mahzun
olan kalpleri.
Peygamber Efendimiz,
Eshabiyle beraber,
Zafer için, Allah’a hamd
ve şükreylediler.
Sonra da, esirleri
yanlarına alarak,
Medine’ye döndüler,
Bedir’den ayrılarak.
O zaman Medine’de kalan
vazifeliler,
Kadın, çocuk ve yaşlı,
bilcümle sahabiler,
Bedir’in müjdesiyle şad
olarak o günü,
İstikbale çıktılar,
Allah’ın Resulü’nü.
Harise’nin annesi, Rebi
hatun da o gün,
Gelmiş ve bekliyordu
teşrifini Resul'ün.
Lakin oğlu Harise, harpte
şehid olmuştu.
Şehadet haberini bu hatun
da duymuştu.
Derdi ki: (Dönmedikçe
gazadan Resulullah,
Oğlum Harise için ağlamam
şimdi Vallah.
Dönünce, o Server'e, önce
sual ederim.
Harise şehid midir,
Cennette midir? derim.
Eğer O, Cennettedir
buyurur ise, ne gam.
O zaman oğlum için,
sabreder, hiç ağlamam.
Şayet Cehennemdeyse, işte
bu, beni yakar.
Ağlarım, gözlerimden kan
gelinceye kadar.)
Resulullah, az sonra
gazadan döndü geri.
Harise’nin annesi, hemen
vardı ileri.
Dedi: (Ya Resulallah,
evladım Harise'nin,
Kalbimdeki sevgisi,
malumundur hem senin.
Şehid olup, Cennete girmiş
midir Harise?
Asla ağlamayayım eğer hal
böyle ise.
Yok, Cennette değilse,
bunu ben öğreneyim.
Ağlayıp, gözlerimden kanlı
yaşlar dökeyim.)
Peygamber Efendimiz, bu
hatunun haline,
Acıyıp, bir cevapla sürur
verdi kalbine.
Şöyle buyurdular ki ona
Nebiyyi zişan:
(Bir değil, birden fazla
Cennettedir o şu an.)
Hatun dedi: (Madem ki
Cennettedir Harise,
Onun için, üzülüp ağlamam
öyle ise.)
Kainatın sultanı, bir
kaptan su alarak,
Parmağını, o suya daldırıp
çıkararak,
İçirdi o hatuna o sudan
bizatihi,
İçirdi daha sonra, kız
kardeşine dahi.
Resulullah ayrıca, bu
sudan alıp yine,
Sürdü o ikisinin hem baş
ve yüzlerine.
O günden itibaren, o
hatunla kızının,
Yüzleri nurlu oldu,
ömürleri de uzun.
|