|
13 - BEDİR GAZASI
Siz niçin
gelirsiniz?
Haberci geri dönüp, geldi
Ebu Süfyan’a.
Ebu Cehl’in halini,
söyledi aynen ona.
O, ileri görüşlü ve
tedbirli idi hep.
Asla tasvip etmedi bu işi
bundan sebep.
Dedi: (Eyvahlar olsun,
yazık oldu Kureyş’e.
O, baş olmak fikriyle
girişiyor bu işe.
Eğer müslümanlara rastlar
ise cenk için,
Şimdiden diyeyim ki, vay
haline Kureyş’in.)
O ara Resulullah, sevgili
Eshabiyle,
Bedir’e yaklaşmıştı halis
bir gaye ile.
Orduda, Medine’li
müşriklerden ikisi,
Vardı ki, gördü hemen
Allah’ın Sevgilisi.
Ve onlara sordu ki o
Resul-i mücteba:
(Siz bizimle ne için
gelirsiniz acaba?)
Dediler ki: (Biz dahi cenk
eder, savaşırız.
Sonunda, ganimetten biz de
bir pay alırız.)
Birisi Hubeyb olup, Resul
sual etti ki:
(Sen, Allah ve Resul'e
iman ettin mi peki?)
Hubeyb (Hayır) deyince,
buyurdu ki o zaman:
(Gelmesin bizim ile,
dinimizden olmayan.)
O ısrar eyledi ki: (Ben
savaşçı bir erim.
Ganimet almak için, harp
etmeyi isterim.)
Allah’ın Sevgilisi, yine
(Olmaz!) deyince,
Hubeyb, bu teklifinde
ısrar etti bir nice.
Revha denen mevkiye
gelindiğinde fakat,
Gitti Resulullah’ın
huzuruna o bizzat.
Dedi: (Ya Resulallah, ben,
Allah’a ve sana,
İman edip, kavuştum
halisane imana.)
O zaman Resulullah,
sevinip pek ziyade,
Onun da gelmesine
eylediler müsade.
Şanlı islam ordusu ve
şerefli Peygamber,
Bedir’e yaklaşınca,
aldılar ki bir haber:
Mekke’liler, büyük bir
ordu kurmuş bu ara,
Bedir’e geliyorlar,
kervanı kurtarmaya.
Sevgili Eshabını toplayıp
Resul hemen,
İstişare eyledi, hiç vakit
geçirmeden.
Zira kendilerinden, kat
kat büyük bir ordu,
İslamı yıkmak için, savaşa
geliyordu.
Peygamber Efendimiz, önce
Muhacirine,
Sordular: (Bu hususta,
uygun olan sizce ne?)
Hazret-i Ebu Bekir, hem de
hazret-i Ömer,
(Bu düşman ordusuyla
çarpışalım) dediler.
Sonra Mikdad bin Esved,
dedi: (Ya Resulallah!
Onu getir yerine, ne
emrettiyse Allah.
Sen nerede olursan, orada
biz de varız.
Biz, senin bir an bile,
yanından ayrılmayız.
Allah ve Resulü’nün
yollarında hem dahi,
Canımız ve başımız feda
olsun Vallahi.
Habeşistana desen, gideriz
yine elbet.
Etmeyiz sana asla, en ufak
muhalefet.
Hazırız her emrini yapmak
için burada,
Anam, babam ve canım,
olsunlar sana feda.)
Ferahladı o Server onun bu
sözlerinden.
Hayır dua eyledi bu
sahabiye hemen.
|