|
12 - MEDİNE-İ MÜNEVVERE
DEVRİ
Savaş için müsade
Medine’ye hicretin
olacağı günlerde,
Başkan seçilecekti o ara
Medine’de.
Hazrec kabilesinin bir
reisi vardı ki,
Medine’ye hükümdar, o
olacak gibiydi.
Abdullah bin Übey’di
ismi de o kişinin.
Bu iş gerçekleşmedi
hicret olduğu için.
Çünkü halk, üçer beşer
müslüman oluyordu.
Ve herkes, hakikati
artık öğreniyordu.
O saadet güneşi,
Mekke’den Medine’ye,
Teşrif ediyor idi,
islamı yaysın diye.
Medine’de Evs ile Hazrec
kabileleri,
Müslüman oluyordu gurup
gurup herbiri.
Hakiki saadeti görünce o
insanlar,
Abullah bin Übey’e
etmediler itibar.
Onun hükümdarlığı
gerçekleşemeyince,
O da, müslümanlara
düşman oldu gizlice.
Muhacir ve Ensar’a, fena
diş biliyordu.
Lakin düşmanlığını hiç
belli etmiyordu.
Bir yandan kendi gibi
inançsız kimselerden,
Münafıklar zümresi
teşkil ettirdi hemen.
Bunlar, müslümanlara,
(Müminiz) diyorlardı.
Lakin arkalarından, alay
ediyorlardı.
Hem nifak tohumları
ekmeğe başladılar.
Bunun için gece gün
durmadan çalıştılar.
Mekke’li müşrikler de,
haber alıp bunları,
Tahrik ediyorlardı hep
bu münafıkları.
Bunlar, islam nuru’nu,
çalışıp gündüz gece,
Söndürmek istiyordu,
tamamen bin an önce.
Resul’ün vücudunu
ortadan kaldırmanın,
Yolunu ararlardı, hem de
bugün ve yarın.
Onlar, böyle düşmanlık
yapıyorlardı, ama,
Sulh yoluna giderdi
Resulullah daima.
Sahabe-i kiram da, hiç
ses çıkarmıyordu.
Ve lakin sabırları
taşmaya başlıyordu.
Kâfirlerin haddini hemen
bildirmek için,
Artık bekliyorlardı
cenge ruhsat ve izin.
Diyorlardı: (Ya Rabbi,
şu Kureyş kâfirleri,
Hepsi inkâr ettiler
Sevgili Peygamber’i.
Sana ve Resulü’ne, hiç
iman etmediler.
Hatta Resulullah’ı,
öldürmek istediler.
Peygamber Efendimiz, bu
küffarın şerrinden,
İzninle, Medine’ye
hicret etti şehrinden.
Şimdi, senin yolunda, bu
küffarla cenk için,
Bekliyoruz zatından, bir
müsade ve izin.)
Böyle dua ederken
Sahabe’nin cümlesi,
Emir bekliyor idi,
Hüdanın Sevgilisi.
Ve geçmemiş idi ki, çok
bir vakit aradan,
Cenk emrini getirdi
Cibril Hak teâlâ’dan.
Mealen: (Size karşı
harp açanlar ile, siz,
Yalnız Allah yolunda
çarpışıp harp ediniz.
Fakat haddi aşıp da,
gitmeyiniz ileri.
Size saldırmazlarsa,
saldırmayın siz dahi.
Savaştıklarında da,
yaşlı, çocuk ve kadın,
Gibi biçareleri
öldürmeyin siz sakın.) |