|
12 - MEDİNE-İ MÜNEVVERE
DEVRİ
İmanla şereflendim
Ertesi gün, Resul’ün
yanına gittim yine.
O ise gidiyordu, bir
mevtanın defnine.
Mühr-ü nübüvvet’ini
görmekti arzum o gün.
Bu niyetle, yanına
yaklaştım o Resul’ün.
Muradımı anlayıp,
kaldırdı gömleğini.
Görmekle şereflendim,
Mühr-ü nübüvvet’ini.
Kendimi tutamayıp, o
mührü öptüm hemen.
Ağlayıp, ırmak gibi yaş
aktı gözlerimden.
Bu son alameti de
görünce en nihayet,
İman edip, bana da nasib
oldu hidayet.
Başımdan geçenleri
anlattım Peygamber’e.
Dinleyip, çok taacüp
eyledi o hallere.
Ve emir buyurdu ki bana
hemen o Server:
(Eshab-ı kiram’a da
bunları anlatıver.)
Sahabe’nin cümlesi,
toplandı o arada.
Başımdan geçenleri
anlattım onlara da.
Lakin Arab dilini
bilmiyordum o zaman.
Anlaşabilmek için
istedim bir tercüman.
Dil bilen bir yahudi,
gelmiş idi o yere.
Selman’ın sözlerini
söylerdi Peygamber’e.
Lakin Resulullah’ı
metheden sözlerini,
Kast ile değiştirip,
söylerdi hep tersini.
Derhal Cibril-i emin
inerek yeryüzüne,
Bildirdi bu durumu
Allah’ın Resulü’ne.
Bunu, kendisine de
söyledikleri zaman,
Şehadet’i getirip, o da
oldu müslüman.
Ve Selman-ı Farisi
girince de bu dine,
Köleliğe, bir müddet
devam etti o yine.
Allah’ın Sevgilisi
buyurdu ki bir zaman:
(Kendini kölelikten azad
eyle ya Selman.)
Gidip efendisine söyledi
bunu, fakat,
O buna, bir şart ile
eyledi muvafakat.
Dedi: (Hemen dikersen,
üçyüz hurma fidanı,
Ve ne zaman gelirse,
meyve verme zamanı,
Ayrıca kırk ukiyye bana
altın verirsen,
Ancak azad edersin,
kendini kölelikten.)
Ayrılıp geldi hemen
Resul'ün huzuruna.
Yahudinin şartını arz
etti aynen Ona.
Eshaba emretti ki
Peygamber Efendimiz:
(Kardeşiniz Selman’a siz
de yardım ediniz.)
Üçyüz hurma fidanı
buldular hemen ona.
Çağırdı Resulullah onu
huzurlarına.
Buyurdu ki: (Ya
Selman, hazırla
çukurları.
Bizzat ben elim ile,
dikeceğim onları.)
O dahi çukurları kazıp
hazır edince,
Resul-ü mücteba’ya haber
verdi hemence.
Mübarek elleriyle,
Resul, o fidanları,
Gelip, çukurlarına,
diktiler ayrı ayrı.
Sonra da, ellerini
kaldırıp o arada,
Meyve vermesi için dua
etti o anda.
Resul’ün bereketi ve
duaları ile,
O yıl meyve verdiler
fidanlar tamamiyle. |