|
11 - HİCRET-İ PEYGAMBERİ
Hicret başlıyor
Müminler, bu ikinci
Akabe biatiyle,
Sığınacak bir ülke
bulmuştu böylelikle.
Lakin bunu duyunca, o
Mekke’li müşrikler,
Onlara işkenceyi, çok
şiddetlendirdiler.
Öyle ki, müminlere,
Mekke’de hayat sürmek,
Tahammülü imkansız bir
hal aldı giderek.
Huzurlarına gidip
Allah’ın Habibi’nin,
Müsade
istediler, Mekke’den
göçmek için.
O günlerde idi ki, bir
ara Resulullah,
Eshabının
yanına teşrif etti bir
sabah.
Buyurdu:
(Ey Eshabım, bana,
hicret yeriniz,
Bildirildi ki, o yer
Medine’dir biliniz.
Oraya hicret edin
Allah’ın izni ile.
Birleşin, gidip diğer
din kardeşlerinizle.
Rabbimiz kardeş yaptı,
size o müminleri.
Huzur bulacağınız yurt
kıldı hem o yeri.)
Resul’ün izni ile, artık
o memlekete,
Müminler, bölük bölük
başladılar hicrete.
İtina ederlerdi ve lakin
onlar şuna:
Ki, Mekke’li müşrikler
varmasınlar farkına.
Dikkat çekmemek için,
geceleri, sessizce,
Küçük kafilelerle
giderlerdi gizlice.
Neden sonra, bu işi
anlayıp o müşrikler,
Mani olmak üzere,
saldırıya geçtiler.
Görebildiklerini çevirip
yollarından,
Döverek, sonra hapse
atarlardı ardından.
Buna rağmen müminler,
katlanıp hep bunlara,
Düştüler hicret için,
bölük bölük yollara.
Lakin Hazret-i Ömer,
kılıcını kuşanıp,
Yanına, oklarını ve
mızrağını alıp,
Müşriklerin önünde
yürüdü Beytullah’a.
Öylece tavaf etti
Kâbe’yi yedi defa.
Sonra o müşriklere
seslendi gür sesiyle.
Dedi: (İşte, dinimi
korumak gayesiyle,
Ben de, Allah yolunda
muhacir oluyorum.
Ve bilin ki, Medine
yurduna gidiyorum.
Evet, karısını dul,
çocuklarını yetim,
Bırakmak istiyorsa
aranızda eğer kim,
Ve bana mani olmak
istiyorsa kim eğer,
Şu vadinin ardında,
önüme çıksın o er.)
Ve yirmi müslümanı alıp
sonra yanına,
Gittiler güpe gündüz
Medine yollarına.
Ömer ibnil Hattab’tan
korkularından onlar,
Bu giden kafileye, hiç
dokunamadılar.
Göçün, ardı arkası artık
kesilmiyordu.
Sahabe, akın akın hep
hicret ediyordu.
Ebu
Bekr-i Sıddık da, bu ara
hicret için,
Gelip, talep edince
Resul’den bir gün izin,
Buyurdu ki:
(Sabreyle, bana dahi
Rabbimiz,
İzin verir, hicrete,
seninle gideriz biz.)
O, şaşkınlık içinde
eyledi hemen sual,
Dedi: (Ya Resulallah,
var mı böyle ihtimal?)
Allah’ın Sevgilisi,
buyurdu:
(Vardır, evet.)+
Hazret-i Ebu Bekir,
sevindi buna gayet. |