ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

11 - HİCRET-İ PEYGAMBERİ

İkinci Akabe biatı

 

Onüç yıl geçmişti ki, bi’setten itibaren,

Müşriklerin o zulmü sürüyor idi aynen.

 

Hatta işkenceleri, son haddine varmıştı.

Öyle ki, dayanılmaz bir hale ulaşmıştı.

 

Ve lakin Medine’de, Es’ad ibni Zürare,

Ve Mus’ab bin Umeyr’in üstün gayretleriyle,

 

İslamla şereflendi, Evs ile Hazreciler.

O imanla, huzur ve sevinç içindeydiler.

 

Mekke’de eza gören cümle müslümanlara,

Kucaklarını açmış, beklerlerdi o ara.

 

En büyük arzuları şu idi ki: o Server,

Hicretle, Medine’ye teşrif ediverseler.

 

Hepsi, mal ve canını, Onun için ruz-ü şeb,

Feda edeceğine söz vermişler idi hep.

 

Nihayet hac mevsimi gelmiş idi o sene.

Onların bu aşkları, çıkmıştı zirvesine.

 

Mus’ab bin Umeyr ile birlikte hem o zaman,

Yetmişüç erkek ile İki kadın müslüman,

 

Medine’den Mekke’ye gelip Hac eylediler.

Resul’le, Akabe’de bir araya geldiler.

 

Görüşüp konuşarak, o Server’e, ayrıca,

Hicret etmelerini ettiler arz ve rica.

 

Peygamber’in amcası, Hazret-i Abbas dahi,

Hazır bulunuyordu orada bizatihi.

 

Dedi: (Bu, biliniz ki, kardeşimin oğludur.

İnsanlardan en fazla sevdiğim kişi Odur.

 

Siz Onu tasdik edip, hem tâbi olduysanız,

Ve alıp götürmeye, kati kararlıysanız,

 

Beni tatmin edecek söz vermeniz lazımdır.

Zira O, biliniz ki, bizim evladımızdır.

 

Şimdi siz, şu hususu düşününüz iyice:

Arab kabileleri size hücum edince,

 

Onlarla savaşacak güce sahip misiniz?

Eğer sahip iseniz, bu işe girişiniz.

 

Bunu siz, aranızda konuşunuz iyice.

Ayrılığa düşmeyin, sonra zora gelince.

 

Onu, tam layıkıyle koruyacak iseniz,

Ne a’la, yanınızda götürün, yoktur beis.

 

Yok, oraya gidince, Onu yalnız başına,

Bırakacak iseniz, götürmeyin boşuna.)

 

Onun sözü bitince, Es'ad ibni Zürare,

Resul’den izin alıp, başladı şu sözlere:

 

(Ya Resulallah bizler, kalbimizle büsbütün,

İman edip hem size tâbi olduk topyekün.

 

Sizin emriniz ile, bütün akrabalardan,

Alakamızı kesip, uzaklaştık onlardan.

 

Size kucak açmakta, olduk bütün ve birlik.

Bu şerefli görevi, vacib ve lazım bildik.

 

Kendi çocuğumuzu nasıl koruyor isek,

Sizi dahi öylece koruruz, bu bir gerçek.

 

Ve sizi, kanımızın son damlasına kadar,

Koruyacağımıza yeminle verdik karar.

 

Bu babta, aramızda tam mutabakat vardır.

Dilimiz ne söylerse, kalbimiz de aynıdır.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan