|
11 - HİCRET-İ PEYGAMBERİ
Sürur senesi
Üsseyyid’e
sordu ki Sa’d bin Mu'az
hemen:
(O Mekke’li adamı kovdun
mu o haneden?)
O dedi ki: (Ey Sa’d,
gittim onun yanına.
Sözlerini dinleyip, çok
hayran oldum ona.
Bana, öyle hoş şeyler
okudu ki ya Sa’d!
Onların tesiriyle bir
hoş oldum o saat.)
O dedi ki: (Ne için
gitmiştin o eve sen?
Dönüp geldin geriye,
hiçbir şey halletmeden.
Bari ben gideyim de,
halledeyim bu işi.
Acele bu diyarı terk
eylesin o kişi.)
Bir hışımla kalkarak,
vardı hemen o eve.
Girerek, çok hiddetle
başladı söylenmeye.
Ve Hazret-i Mus’aba dedi
ki: (Az bana bak!
Bu diyardan çekil git,
yoksa fena olacak.)
Lakin Mus’ab bin Umeyr,
onu, güler yüz ile,
Karşılayıp dedi ki:
(Sakin ol, otur hele.)
Gayet nazik olarak dedi:
(Ey ibni Mu'az!
İstersen, gayemizi
eyleyeyim sana arz.
Sözlerimiz, hoşuna gider
ise, ne a’la.
Aksi halde, bu yeri terk
ederiz, pekala.)
Bu yumuşak sözleri,
sakinleştirdi Sa’di.
Dedi: (Ne okuyorsan,
bana da oku haydi.)
Mus’ab,
islamiyet’i anlattı ona
önce.
Sa’d da çok duygulandı,
Mus’abı dinleyince.
Kalbinde, tatlı tatlı
bir şeyler oluyordu.
Sanki temiz bir şeyle,
kalbi yıkanıyordu.
Sonra Kur’an okudu,
Mus’ab tatlı sesiyle.
Kendinden geçiyordu, o
bunun tesiriyle.
Okuması bitince, dedi ki
ona ilkin:
(Ne yapmam gerekiyor
imana gelmek için?)
Kelime-i tevhid’i
öğrendi sevinerek.
O da iman eyledi,
şehadet söyleyerek.
Artık onun kalbini,
sardı bir neşe, sevinç.
Bu huzurla, yerinde
duramıyor idi hiç.
Derhal koştu evine ve
aldı abdestini.
Topladı etrafına cümle
kabilesini.
Üseyyid
bin Hudayr’ı dahi alıp
yanına,
Şöyle hitab eyledi Eşhel
oğullarına:
(Nasıl biliyorsunuz beni
siz ey insanlar?)
Onlar, hep bir ağızdan
şöyle cevapladılar:
Dediler: (Elbette sen,
bizim reisimizsin.
Canımızı istesen,
veririz senin için.
Bize ne emredersen,
getiririz yerine.
Sana mutlak tâbiyiz,
muntazırız emrine.)
Dedi ki: (Öyle ise,
olsun ki haberiniz,
Ben şimdi müslümanım,
siz de iman ediniz!
İman etmez iseniz eğer
ki tek Allah’a,
Hiç görüşmeyeceğim sizin
ile bir daha.)
O böyle söyleyince,
bilcümle kabilesi,
Hiç itiraz etmeden,
imana geldi hepsi.
Kırdılar putlarını, hem
kendi elleriyle.
Çınladı yer gök o gün
tekbir sedalariyle.
Bu hadiseden sonra.
cümle Medineliler,
Evs
ve Hazrec, tamamen hep
imana geldiler.
Buna, Resulullah da pek
çok sevindiğinden,
(Sürur senesi) dendi bu
seneye bu yüzden. |