|
10 -
MİRAC MUCİZESİ
Merhaba salih oğul!
Sonra altıncı göğe
yükseldik o arada.
Musa Peygamber ile
karşılaştık orada.
Bana, (Merhaba!) deyip,
çok hayır dua etti.
Sonra yedinci göğe
Cibril beni iletti.
Hazret-i İbrahim’i gidip
gördüm o ara.
Dayanmış duruyordu o da
Beyt-i mamur’a.
Yaklaşıp selam verdim, o
dahi cevap verdi.
(Merhaba salih oğul,
salih Peygamber!) dedi.
Sidretül
münteha’ya vardık en son
olarak.
Onun güzelliğini, mümkün
değil anlatmak.
Cibril aleyhisselam
karar kıldı orada.
Beni ileri sürüp, eyledi
kendi veda.
Dedim:
(Buraya kadar, oldun da
bana delil,
Yalnız mı bırakırsın,
şimdi beni ey Cibril?)
Baktım, bir ızdıraba,
korkuya düştü birden.
Titremeye başladı
Allah’ın heybetinden.
Dedi ki: (Ya Muhammed,
buradan ileriye,
Bir adım daha atsam,
yanarım tamamiyle.)
Allah’ın Sevgilisi,
Sidretül münteha’dan,
Daha ilerisine
yükseleceği zaman,
Ona, Cennet yaygısı
geldi Refref adında.
Allah’ın zikri ile
meşguldü her anında.
Güneşten parlak idi,
geldi ve verdi selam.
Oturdu üzerine Resul
aleyhisselam.
Çok yüksek makamlara bir
anda yükseldiler.
Ve yetmişbin perdeden
geçip ilerlediler.
İki perde arası, uzak
idi begayet.
Kürsi,
Arş ve ruhları geçtiler
en nihayet.
Her perdeden geçerken,
bir ses işitiyordu:
Ve (Korkma ya Muhammed,
daha yaklaş) diyordu.
Öyle yakın oldu ki
âlemlerin Rabbine,
Erişti (Kabe kavseyn)
makam-ı alisine.
Hiç anlaşılamayan ve
anlatılamayan,
Şekilde, Rabbimize çok
yakın oldu o an.
Zamansız ve mekansız ve
cihetsiz olarak,
Gördü Hak teâlâ’yı
olmadan göz ve kulak.
Hiç gözsüz ve kulaksız,
vasıtasız, ortamsız,
Rabbi ile konuştu,
olmadan dil ve ağız.
Resulullah,
Mirac’da Rabbini gördü,
fakat,
Ahiret görmesiyle gördü,
budur hakikat.
Çünkü çıktı o gece,
zaman ile mekandan.
Ezel ile ebed’i, orada
buldu bir an.
Başlangıcı ve sonu, o
Allah’ın Habibi,
O mirac gecesinde, gördü
bir nokta gibi.
Cennetlik olanların,
binlerce sene sonra,
Cennete gidişine şahit
oldu o ara.
Eshap’tan
Abdurrahman bin Avf’ın,
beş yüz sene,
Geciktiğini gördü ve
sordu kendisine.
Yani dünyadan çıkıp,
oldu ehl-i ahiret.
Ahiret âleminde hasıl
oldu bu rüyet.
Çünkü buna, bu dünya
değildir hiç münasip.
Bu, ancak ahirette,
Cennette olur nasip.
|