|
08 - HABEŞİSTAN'A İKİNCİ
HİCRET
Size teslim edemem
İki elçi,
Habeş’e gelip adım attılar.
Devlet
adamlarına hediye dağıttılar.
Onlara dediler
ki: (Bizim diyarımızda,
Bazı garip
insanlar türedi aramızda.
Bunlar, bizim
ve sizin, hiç de bilmediğimiz,
Bir din
uydurdular ki, onlar için geldik biz.
Alıp da
ülkemize götürelim onları.
Zira hep
oradadır yakın akrabaları.
Hükümdarınıza
da söyleyin ki siz yarın,
Bize
teslimlerine izin versin bunların.)
Patrikler,
(Peki olur) deyince de bu sefer,
Hükümdar
Necaşi’nin huzuruna gittiler.
İltifatlar
ederek, dediler ki: (Ey melik!
Sizin
huzurunuza geliyoruz şimdi ilk.
İçimizden bir
takım garip bazı kişiler,
Sizin bu
ülkenize iltica eylemişler.
Kendi öz
dinlerini terk ettikleri gibi,
Sizin dininize
de girmediler tabii.
Bir din
uydurmuşlardır kafalarına göre.
Onu ne siz, ne
de biz, bilmiyoruz bir kere.
Bunların,
ülkemizde akrabaları vardır.
Bizleri de bu
yere, onlar yollamışlardır.
Ve onların
şudur ki, sizden istirhamları:
Teslim
eyleyesiniz bize o insanları.)
Onlar böyle
deyince, patrikler söz alarak,
Dediler ki:
(Efendim, bunların sözleri hak.
Onları teslim
edin siz bunların eline.
Ki, alıp
götürsünler kendi ülkelerine.)
Lakin kabul
etmedi bunu melik Necaşi.
Dedi: (Yapmam
Vallahi dediğiniz bu işi.
İltica
eylemişler bunlar bana nihayet.
Öyleyse ben
bunlara eyleyemem ihanet.
Bunlar, tercih
etmişler, beni başkalarına.
Gayriye teslim
etmek, yakışır mı hiç bana?
Onları da
saraya şimdi davet ederim.
Diyecekleri
varsa, onları da dinlerim.
Bunların
dedikleri gibiyse onlar eğer,
O zaman beis
yoktur, alıp gidebilirler.
Lakin öyle
değilse, korurum, teslim etmem.
Ülkemde
kaldıkça da, iyilik ederim hem.)
Semavi
kitapları okumuştu Necaşi.
Bu zaviyeden
bakıp, hayra yordu bu işi.
Zira biliyordu
ki: Gelecek son Peygamber,
Çok yakın bir
zamanda, o yerde zuhur eder.
Kavmi yalancı
deyip, inanmaz o Hazret’e.
Ve mecbur
bırakırlar ülkesinden hicrete.
Mekke’li
elçilere sordu sonra Necaşi:
(Kimdir bu
insanların inandıkları kişi?)
(Muhammed’dir)
deyince, Necaşi duydu bunu.
Anladı bu
kişinin Peygamber olduğunu.
Lakin belli
etmeyip, sual etti bu sefer:
(Nedir dini
mezhebi, O neye davet eder?)
Dediler ki:
(Mezhebi yoktur ki o kişinin.)
Bu cevap,
hayretine gitti çok Necaşi’nin.
Dedi: (Bir
topluluk ki, mezheplerini bilmem.
Bunu
öğrenmedikçe, size teslim edemem.)
|