ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

07 - HABEŞİSTAN'A HİCRET

İlet beni Resul’e

 

Artık hazret-i Ömer, bir anda değişmişti.

Resul’ün muhabbeti kalbine işlemişti.

 

Hemen dedi: (Ya Habbab, ilet beni Resul'e.

Zira yanıyor kalbim sırf Onun sevgisiyle.)

 

Bu hadiseden sonra, bir müddet geçti zaman.

Yandı, tutuştu kalbi, Onun iştiyakından.

 

Kavuşturması için hemen Resulullah’a,

Gece, sabaha kadar dua etti Allah’a.

 

Ve hazret-i Said’den sual etti o sabah.

Dedi: (Nerde bulunur şu anda Resulullah?

 

Çabuk ulaştır beni, şerefli huzuruna.

Hizmetinde bulunup, köle olayım Ona.)

 

Allah’ın Sevgilisi, o dakika, o saat,

Bir evde, Eshabına ediyordu nasihat.

 

Eshap, her gün görmekle Onun nur cemalini,

Hem dahi işitmekle tesirli sözlerini,

 

Sonsuz lezzet ve zevkle, kalpleri parlıyordu.

Halden hale dönerek, ruhlar ferahlıyordu.

 

Said dedi: (Ya Ömer, Resulullah şu anda,

Sohbet buyurmaktadır Eshabı arasında.

 

Sahabe’den hazret-i Erkam’ın evi vardır.

Öyle zannederim ki, şu anda oradadır.)

 

Hazret-i Said ile, hazret-i Ömer, hemen,

Resul’e varmak için çıktılar o haneden.

 

Büyük bir aşk içinde giderlerken ikisi,

O şerefli hanede, Allah’ın Sevgilisi,

 

Küffarın cefasından kurtulmak gayesiyle,

İnziva ediyordu bir avuç Eshabiyle.

 

Evin geliş yoluna, bir gözcü koymuşlardı.

Hepsi, Onun uğruna, can-siper olmuşlardı.

 

Zira hazret-i Ömer, Ebu Cehl’in vadine,

Aldanıp, çıkmış idi, o Server’in katline.

 

Ümit ve sevinç ile bekleşirken kâfirler,

Müminler üzüntüde, endişede idiler.

 

Lakin onların kalbi, sohbetiyle Resul’ün,

Temizlenir, nurlanır, şad olurdu gün be gün.

 

Onların tek arzusu, şu idi ki nihayet:

Halkı, açık olarak etsinler dine davet.

 

Derlerdi ki: (Ölmeden, söyleseydik bir kere,

Kelime-i tevhid’i birlikte, aşikâre.)

 

O kadar artmıştı ki onların bu arzusu,

Nihayet arz ettiler Resul’e bu hususu.

 

Dediler ki: (Ne olur, bize izin veriniz.

Çıkalım bu haneden, bir kerecik hepimiz.

 

Söyleyelim Tevhid'i yüksek bir seda ile.

Gam değil ondan sonra, hepimiz ölsek bile.)

 

Buyurdu: (Ey Eshabım, asla gam çekmeyiniz.

Bu babta ümitli ve kavi olsun kalbiniz.

 

Hazret-i İbrahim’i, Nemrud’un ateşinden,

Ve dahi İsmail’i, bıçağın kesmesinden,

 

Nasıl kurtardı ise, vaktiyle cenab-ı Hak,

Kurtarır bizi dahi bu cefadan muhakkak.

 

Yardımı, bizim ile birliktedir Allah’ın.

Bekleyin, biraz sonra ne olacak bir bakın.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan