|
07 - HABEŞİSTAN'A HİCRET
Aldım intikamını
O kâfirler,
Resul’e yapınca böyle eza,
Zevcesi
kanalıyla duydu hazret-i Hamza.
Pür hiddet
kâfirlerin yanına geldi hemen.
Kılıcı
omuzunda, yay’ı elindeydi hem.
Kâfirler,
gördü onun silahlı geldiğini.
Korku sardı
bir anda, hepsinin kalplerini.
Ebu
Cehil herkesten önce verdi beyanat.
Dedi ki: (Ben
eyledim, yok kimsede kabahat.)
Haykırdı ki:
(Ey zalim, ne idi ki sebebi,
O şerefli
kimseye yaptın bu eziyeti?
Yeğenim
olduğunu bilmez misin ey alçak!
Kendisine
güvenen dokunur Ona ancak.)
Elindeki yay
ile vurarak sonra birden,
Melunun
kafasını yardı birkaç yerinden.
Saldıracaklardı ki Hamza’ya diğerleri,
Mani oldu
hemence, Ebu Cehil kâfiri.
Dedi:
(Dokunmayınız, Hamza bunda haklıdır.
Bizim dün
yaptığımız, apaçık haksızlıktır.)
Hazret-i
Hamza’nın da müslüman olmasından,
Korkup, o
kâfirlere böyle dedi o zaman.
Geldi hazret-i
Hamza, oradan ayrılarak,
Allah’ın
Resulü’nü, evinde buldu ancak.
Yaklaşıp selam
verdi ve oturdu yanına.
Resul cevap
vererek şöyle buyurdu ona:
(Yalnız bırak
bunu ki, hayatta yok kimsesi.
Ne babası var
Onun ve ne de validesi.
Ne candan bir
amcası, ne de bir kardaşı var.
Na
yarı, ne yoldaşı, ne bir arkadaşı var.)
O dedi ki: (Ey
oğul, aldım intikamını.
Vurup yere
akıttım, Ebu Cehl’in kanını.
Üzülme,
müsterih ol, bundan sonra o alçak,
Her zaman
karşısında, artık beni bulacak.)
Buyurdu ki:
(Ey amcam, sen iman etmeyince,
Ben müsterih
olamam, mühim olan bu bence.)
Dedi ki: (Peki
oğul, ne istersen yapayım.
Yeter ki seni
bugün, biraz rahatlatayım.)
Buyurdu:
(Sen kalırsan eğer küfür içinde,
Yarın yanar
vücudun, Cehennem ateşinde.
Beni
sevindirmeyi istiyorsan sen şayet,
Peygamber
olduğuma etmelisin şehadet.)
Ve hemen
kendisine, son gelen ayetlerden,
Bir miktar
okudu ki, şöyle idi mealen:
(Yerlerde ve
göklerde ve bunlar arasında,
Ne varsa,
hepsi Onun mülküdür esasında.)
O dedi ki: (Ey
oğul, bizim, binbeşyüz kadar,
El ile
yaptığımız, bir sürü putumuz var.
Hiç birisi,
bir karış yere malik değildir.
Sen dersin ki,
yer ve gök, cümlesi Rabbimindir.)
Ve hemen
oracıkta getirip şehadet’i.
Kazandı
böylelikle ebedi saadeti.
Dedi: (Kati
olarak inandım ki ben şuna,
Secde layık
değildir, o Rab’dan başkasına.
İnandım ki sen
dahi, Onun Peygamberisin.
Bizleri bâtıl
yoldan, Hakka davet edersin.)
|