|
06 - İLK MÜSLÜMANLAR
Tufeyl bin Amr’ın imanı
Peygamber
Efendimiz, demeyip gündüz gece,
Halkı,
islamiyet’e çağırırdı öylece.
Mekke’li
müşrikler de, uğraşırlar idi ki,
Boşa gitsin
Onun bu çalışma ve gayreti.
Birini
görselerdi Onunla konuşurken,
Buna, mani
olmaya çalışırlardı hemen.
Dışarıdan
Mekke’ye gelenleri görünce,
Gidip,
kötülerlerdi Resul'ü ona önce.
Zira
Resulullah’ı kim görse idi bir an,
Sözlerini
dinleyip, olurdu Ona hayran.
(Tufeyl bin
Amr-i Devsi) adında bir kimse de,
Bir iş için,
Mekke’ye gelmişti o günlerde.
Hemen onun
yanına giderek o müşrikler,
Ona, Resul
hakkında çok şeyler söylediler.
Dediler ki:
(Geldin sen bizim bu ülkemize.
Lakin bir
tehlikeyi haber verelim size.
Burada,
Muhammed bin Abdullah diye biri,
Vardır ki,
çoktur Onun şaşılacak halleri.
Söylediği
sözlerde, sihir tesiri vardır.
Öyle ki,
oğulları babasından ayırır.
Onun bu
sözlerini, bir defa olsun, duyan,
Çok beğenip,
hemence ediyor Ona iman.
Onun
fikirleriyle, bu memlekette artık,
Aileler içinde
başladı bir ayrılık.
Evladı
babasından, kardeşi kardeşinden,
Ayırıyor
kadını kocasından, eşinden.
Korkarım ki,
bu bizim başımızdaki bela,
Sizin
kavminize de olabilir mübtela.
Sana
nasihatimiz şudur ki: Aman sakın,
Dediğimiz
kişiye, olmayasın hiç yakın.
Okuduğu
şeyleri, Kâbe yanında eğer,
Duyacak olsan
bile, verme kıymet ve değer.
Hatta
kurtulmak için böyle büyük beladan,
Daha fazla
kalmayıp, çekip git buralardan!)
Kendisi
anlatır ki: (Bu hususta, o kadar,
Fazla
söylediler ki, korktum ve verdim karar.
Dedim ki: Öyle
ise, Onu hiç görmeyeyim.
Ve Onun
sözlerini, asla dinlemeyeyim.
Hatta pamuk
tıkadım kulağıma hemence.
Ki, Onun
sözlerini duymayayım böylece.
Bir gün
Kâbe’de iken, baktım O da orada.
Okuduğu
şeyleri, işittim o arada.
Lakin
okudukları, hoşuma gitti benim.
Hemen kendi
kendime düşünüp şöyle dedim:
(Ben, iyiyi
kötüyü ayırt edemeyecek,
Kimse miyim
ki, Ondan, bana zarar gelecek.
Sözleri
faydalıysa, dinler, kabul ederim.
Çirkin ve
zararlıysa, dinlemez, terkederim.)
Bir tarafta
gizlenip, başladım dinlemeye.
Ab-ı hayat
sunardı sözleri gönüllere.
Hiçbir çirkin
tarafı yoktu o kelamların,
Haksız
olduklarını anladım ben onların.
Dedim ki:
Akşamleyin, O eve gittiğinde,
Gidip bir
konuşayım kendisiyle evinde.
|