ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

  Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

06 - İLK MÜSLÜMANLAR

Tufeyl bin Amr’ın imanı

 

Peygamber Efendimiz, demeyip gündüz gece,

Halkı, islamiyet’e çağırırdı öylece.

 

Mekke’li müşrikler de, uğraşırlar idi ki,

Boşa gitsin Onun bu çalışma ve gayreti.

 

Birini görselerdi Onunla konuşurken,

Buna, mani olmaya çalışırlardı hemen.

 

Dışarıdan Mekke’ye gelenleri görünce,

Gidip, kötülerlerdi Resul'ü ona önce.

 

Zira Resulullah’ı kim görse idi bir an,

Sözlerini dinleyip, olurdu Ona hayran.

 

(Tufeyl bin Amr-i Devsi) adında bir kimse de,

Bir iş için, Mekke’ye gelmişti o günlerde.

 

Hemen onun yanına giderek o müşrikler,

Ona, Resul hakkında çok şeyler söylediler.

 

Dediler ki: (Geldin sen bizim bu ülkemize.

Lakin bir tehlikeyi haber verelim size.

 

Burada, Muhammed bin Abdullah diye biri,

Vardır ki, çoktur Onun şaşılacak halleri.

 

Söylediği sözlerde, sihir tesiri vardır.

Öyle ki, oğulları babasından ayırır.

 

Onun bu sözlerini, bir defa olsun, duyan,

Çok beğenip, hemence ediyor Ona iman.

 

Onun fikirleriyle, bu memlekette artık,

Aileler içinde başladı bir ayrılık.

 

Evladı babasından, kardeşi kardeşinden,

Ayırıyor kadını kocasından, eşinden.

 

Korkarım ki, bu bizim başımızdaki bela,

Sizin kavminize de olabilir mübtela.

 

Sana nasihatimiz şudur ki: Aman sakın,

Dediğimiz kişiye, olmayasın hiç yakın.

 

Okuduğu şeyleri, Kâbe yanında eğer,

Duyacak olsan bile, verme kıymet ve değer.

 

Hatta kurtulmak için böyle büyük beladan,

Daha fazla kalmayıp, çekip git buralardan!)

 

Kendisi anlatır ki: (Bu hususta, o kadar,

Fazla söylediler ki, korktum ve verdim karar.

 

Dedim ki: Öyle ise, Onu hiç görmeyeyim.

Ve Onun sözlerini, asla dinlemeyeyim.

 

Hatta pamuk tıkadım kulağıma hemence.

Ki, Onun sözlerini duymayayım böylece.

 

Bir gün Kâbe’de iken, baktım O da orada.

Okuduğu şeyleri, işittim o arada.

 

Lakin okudukları, hoşuma gitti benim.

Hemen kendi kendime düşünüp şöyle dedim:

 

(Ben, iyiyi kötüyü ayırt edemeyecek,

Kimse miyim ki, Ondan, bana zarar gelecek.

 

Sözleri faydalıysa, dinler, kabul ederim.

Çirkin ve zararlıysa, dinlemez, terkederim.)

 

Bir tarafta gizlenip, başladım dinlemeye.

Ab-ı hayat sunardı sözleri gönüllere.

 

Hiçbir çirkin tarafı yoktu o kelamların,

Haksız olduklarını anladım ben onların.

 

Dedim ki: Akşamleyin, O eve gittiğinde,

Gidip bir konuşayım kendisiyle evinde.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan