|
06 - İLK MÜSLÜMANLAR
Akıl dışı bir teklif
Müşrikler
anladı ki, Ebu Talip an be an,
Resul-i
kibriya’yı koruyor her zarardan.
Ümare
nam bir genci, yanlarına alarak,
Hemen Ebu
Talib’in hanesine vararak,
Dediler: (Bu
gördüğün, Ümare ibni Velid,
Mekke’deki
gençlerin içinde tek bir yiğit.
Çok yakışıklı
olup, cemali pek güzeldir.
Hem dahi şair
olup, ahlakı mükemmeldir.
Bunu sana
verelim, bulunsun hep yanında.
Muhammedi bize
ver, bunun karşılığında.
Kullan her
hizmetinde, sen bu ibni Velid’i.
Biz alıp
öldürelim, yeğenin Muhammed’i.)
Ebu
Talip, bu söze hiddetlenip begayet,
Şöyle deyip,
onları anında eyledi red:
(Önce siz,
oğlunuzu verin ben öldüreyim.
Ondan sonra
ben size yeğenimi vereyim.)
Bu cevap
karşısında şaşıran o kâfirler,
Gayet meyus
bir halde, ona şöyle dediler:
(Bizim
çocuklarımız, Onun yaptığı gibi,
Yaparsa, sen
onları al öldür pek tabii.)
Ebu
Talip, onlara hiç yüz göstermeyerek,
Dedi: (Benim
yeğenim, mübarek kişidir pek.
Sizin
çocuklarınız, toplansalar külliyen,
Yine benim
yeğenim, üstündür herbirinden.
Demek ben,
oğlunuzu alıp besleyeceğim.
Size, öldürmek
için oğlumu vereceğim.
Bu teklif, ne
mantıksız, ne akılsızdır cidden.
Bir dişi deve
bile, uzaktır böyle işten.
İş artık
çığırından çıkmıştır, madem öyle,
Yeğenim
Muhammed’in, bilin ki bundan böyle,
Düşmanı her
kim ise, ben onun düşmanıyım.
Yapın ne
isterseniz, Onu koruyacağım.)
Müşrikler, bir
hışımla kalktılar yerlerinden.
Hepsi Ebu
Talib’in ayrıldılar evinden.
Ebu
Talip, aynı gün, Haşim oğullarını,
Toplayıp,
haber verdi bunların yaptığını.
O gün,
Resulullah’a yardım etmek babında,
Tam ittifak
yapıldı akraba arasında.
Lakin bu
ittifaka girmedi Ebu Leheb.
O, müşrikler
yanında devamlı bulundu hep.
Ebu
Talip dedi ki: (Ey yiğitler, hepiniz,
Yarın,
kılıçlarınız belinizde geliniz.)
Ertesi gün,
Resul’ü yanlarına alarak,
Kâbe’ye
yürüdüler, kimseden korkmayarak.
Beytullah’ın
yanında toplanmıştı müşrikler.
Gelip, o
kâfirlerin karşısına geçtiler.
Ebu
Talip, gür sesle dedi: (İşittim ki siz,
Yeğenim
Muhammed’i öldürecekmişsiniz.
Bu ardımdaki
gençler, elleri kılıçlarda.
Tek bir
işaretimi beklerler şu sırada.
Onu
öldürürseniz, o takdirde ben dahi,
Tek birinizi
bile sağ bırakmam Vallahi.)
Müşrikler, bu
sözlerden korkup dona kaldılar.
Hiçbir cevap
vermeden, oradan dağıldılar.
|