|
06 - İLK MÜSLÜMANLAR
Hz. Osman’ın imana gelmesi
Hazret-i Ebu
Bekir, gelir gelmez imana,
Hemen
yaranlarının koşup gitti yanına.
Osman, Talha
ve Zübeyr, Sa’d ve Abdurrahman,
Hazret-i Ebu
Bekr’in arkadaşıydı o an.
Kendisi iman
edip, erince hidayete,
İstedi ki,
onlar da kavuşsun bu devlete.
Hazret-i Osman
der ki: Bir teyzem vardı benim.
Kahindi, bir
gün onu ziyarete gitmiştim.
Bana dedi: (Ya
Osman, sana, zevce olarak,
Güzel yüzlü,
zahide bir kız nasib olacak.
O hanım,
senden önce görmemiştir bir erkek.
Büyük bir
Peygamber’in hem kızı olsa gerek.
Ve hatta o
Peygamber, aramızdadır şu an.
Vahiy nazil
olmuştur Ona Allah katından.)
Dedim ki: (Bu
şehirde, bilinmiyor hiç böyle.
O halde sen bu
sırrı az daha açık söyle.)
Dedi ki:
(Muhammed bin Abdullah var ya hani,
O zata
Peygamberlik gelmiştir henüz yeni.)
Çok hayrette
kalmıştım teyzemin sözlerine.
Hemen koştum
acele Ebu Bekir’in evine.
Zira biz, onun
ile arkadaştık o zaman.
Durumu
anlatınca, bana dedi: (Ya Osman!
Sen akıllı
kimsesin, teyzenin sözleri hak.
Cansız put,
ilahlığa hiç olur mu müstehak?)
Sonra, beni Resul’e alıp
gitti o zaman.
Resul beni
görünce, buyurdu ki: (Ya Osman!
Hak teâlâ
Cennete ediyor seni davet.
Ben Onun
Resulü’yüm. sen de eyle icabet.)
Hemen tasdik
eyledim Allah’ın Resulü’nü.
Şehadet’i
getirip, iman ettim o günü.
|