|
03 - MÜBAREK EMANET
İşte Âlemlerin Efendisi
Bahira,
o Server’e baktıkça
ferahladı.
Ve Onun, son Peygamber
olduğunu anladı.
Ona dönüp, bir yemin
verdi putlar adına,
Allah’ın Sevgilisi
üzüldü gayet buna.
Dedi:
(Bana, putların adıyla
verme yemin.
Zira onlardan büyük
düşmanım yoktur benim.)
Bahira
bu sefer de yemin verip
Allah’a,
(Uyur musun?) diyerek,
sordu Resulullah’a.
Allah’ın Sevgilisi, buna
cevap olarak,
Dedi:
(Gözlerim uyur, uyumaz
kalbim ancak.)
Daha başka sualler
sorduysa da Bahira,
Uygun geldi cevaplar
semavi kitaplara.
Sonra, Fahr-i âlem’in
mübarek gözlerine,
Bakıp, Ebu Talib’e bir
sual sordu yine.
Dedi: (Gözlerindeki bu
kırmızılık, acep,
Ara sıra mı olur,
bulunur mu yoksa hep?)
Dedi ki: (Devamlıdır,
görmedik gittiğini.)
Bu da fazlalaştırdı
rahibin ümidini.
Bir alamet kalmıştı, o
da mühr-ü Nübüvvet.
Onu dahi görmeyi istedi
en nihayet.
Ve lakin edebinin
çokluğundan o Server,
Mübarek sırtlarını açmak
istemediler.
Ebu
Talip dedi ki mübarek
yeğenine:
(Bu arzusunu dahi
getiriver yerine.)
Onun işaretiyle, sırtını
açtı heman.
Mühr-ü
Nübüvveti de Bahira
gördü o an.
Bütün güzelliğiyle
seyretti doya doya.
Heyecanla öptü ve
başladı ağlamaya.
Gözlerinden sel gibi
yaşlar boşanıyordu.
(İşte, beklediğimiz
Resul budur) diyordu.
(Şehadet ederim ki,
Allahü teâlâ’nın,
Göndereceği Resul, işte
budur bihakkın.
İşte budur âlemin
Seyyidi, Efendisi.
İşte budur Allah’ın
Habibi, Sevgilisi.)
Sonra Ebu Talib’e dedi
ki: (Bu yeğenin,
En son ve üstünüdür
bütün Peygamberlerin.
Bunun dini yayılır,
bilcümle yeryüzüne.
Son verir önce gelen
dinin hükümlerine.
Şimdi hiç götürme ki
Şam’a sen bu çocuğu.
Zira yahudilerin
düşmandır buna çoğu.
Korkarım, zarar gelir
mübarek bedenine.
Malını burda satıp, dön
git memleketine.)
Ebu
Talip, Rahibin sözüne
verdi kulak.
Geri döndü, malları yarı
yolda satarak.
Bahira’nın
sözleri, ömrünün her
anında,
Ta ölünceye kadar
çınladı kulağında.
Besledi daha fazla Ona
sevgi, muhabbet.
Ve Ona, her işinde
eyledi yardım, medet.
Fahr-i
âlem, onyedi yaşına
girdiğinde,
Çok mümtaz kişi olu,
Kureyş kavmi içinde.
Herkese gayet güzel ve
iyi davranması,
İyi huylu, yumuşak,
doğru sözlü olması,
Güvenilirliğinden dolayı
Kureyşliler,
Ona, (Emin Muhammed)
lakabını verdiler. |