|
03 - MÜBAREK EMANET
Rahip Bahira’nın sevinci
Oniki yaşlarına
girdiğinde o Server,
Düşündü Ebu Talip Şam
yönüne bir sefer.
Bir zarar gelir diye Ona
yad ellerinde,
Götürmek istemedi Onu
beraberinde.
Lakin O, devesinin
yularını tutarak,
Dedi:
(Nasıl gidersin beni
yalnız koyarak?
Ne anam ve ne babam, ne
de bir acıyanım.
Sen gidersen, burada
sıkılır benim canım.)
Bu söz, Ebu Talib’in
sızlattı yüreğini.
Onu götürmek için,
değiştirdi reyini.
Hazırlığını yapıp,
çıktılar bu sefere.
Geldiler daha sonra
Busra denen bir yere.
(Bahira) nam bir rahip
var idi ki orada,
Büyük bir âlim idi, o
zaman Nasara’da.
Ve okumuş idi ki semavi
kitaplardan:
(Ahir zaman Nebisi, bir
gün geçer buradan.
Hem de o Peygamber’in
çok alametlerini,
Öğrenmiş, bekliyordu bir
gün teşriflerini.
Belki o Peygamber’le
görüşürüm diyerek,
Beklerdi manastırda,
gece gün demiyerek.
Yıllardır gördüyse de
pek çok kafileleri,
Lakin görememişti malum
alametleri.
Nihayet gördü bir gün,
bir kervanı ilerden.
Bir de bulut gelirdi,
kervanın üzerinden.
Heyecanla irkilip,
dikkatle baktı yine.
Taşlar selam verirdi
kervandaki birine.
Baktıkça, alametler
peşpeşe geliyordu.
Ağaçlar, bir kimseye
doğru eğiliyordu.
Bütün bunları görüp,
inandı ki o anda:
Beklediği Peygamber
geliyor bu kervanda.
Derhal tertip eyleyip,
mükemmel bir ziyafet,
Heyecanla onları yemeye
etti davet.
Kafile, o Server’i,
mallarının yanına,
Bırakıp, gittiler hep
onun manastırına.
Dikkat ile bakarak
Bahira onlara hep,
Sordu ki: (Kafileden
gelmeyen var mı acep?)
Zira geldiği halde
kafile tamamiyle,
Bulut yine o yerde
duruyordu ayniyle.
Dediler ki: (Gelmeyen,
sadece bir kişi var.
Onun nezaretinde duruyor
çünkü mallar.)
Bahira,
(O da gelsin!) dedi
ordakilere.
Çağırdılar, O dahi
teşrif etti o yere.
Sordu Ebu Talib’e: (Bu,
akrabandan mıdır?)
(Oğlum olur) deyince,
dedi ki: (Olmaz, hayır.
Sağ olmasa gerektir
babası çünkü Onun.
Bu sebeple bu çocuk,
olamaz senin oğlun.)
Ebu
Talip dedi ki:
(Kardeşimin oğludur.)
Dedi ki: (Tamam işte, bu
beyanın doğrudur.)
(Babasına ne oldu?) diye
sual edince,
Dedi: (Vefat eyledi,
oğlu doğmadan önce.)
Sonra sual etti ki:
(Annesine ne oldu?)
(O da öldü) deyince,
dedi ki: (Bu da doğru.)
Sorduğu suallere aldığı
bu cevaplar,
Karşısında Bahira,
sualler sordu tekrar. |