|
03 - MÜBAREK EMANET
İşte bu, o peygamberdir
Sekiz yaşına kadar o
Server-i kainat,
Dedesinin yanında
büyüyüp etti rahat.
Zira Abdülmuttalip,
Mekke’de çok sevilen,
Çeşitli hizmetleri,
bizzat deruhte eden,
Zat olup, heybetli ve
çok sabırlı bir fertti.
İyi ahlak sahibi,
dürüst, mert ve
cömertti.
Allahü teâlâ’ya, ahirete
inanır,
Kötülükten sakınıp,
yapardı fazla hayır.
Zulüm ve haksızlığa,
olurdu hemen engel.
Gelen misafirleri
ağırlardı mükemmel.
Sevgili torununu,
bağrına basıp her an,
Onu, gece ve gündüz
ayırmazdı yanından.
Ona, büyük bir sevgi ve
şefkat gösterirdi.
Herkesin arasında, Ona
değer verirdi.
Sık sık Ümmü Eymen’e
derdi ki: (Aman sakın!
Oğluma iyi bak ki, bir
şeyden sıkılmasın.
Ehl-i kitap diyor ki
zira oğlum hakkında:
Bu, peygamber olacak bu
ümmete yakında.)
Ümmü Eymen de der ki:
(Çocuk iken o Hazret,
Açlık ve susuzluktan
etmezdi hiç şikayet.
Sabahleyin, bir yudum
yalnız zemzem içerdi.
Yemek teklif edince,
istemem, tokum derdi.)
Hem Abdülmuttalib’in
hususi odasına,
Girmeye izni yoktu Ondan
bir başkasına.
Yalnız O geldiğinde,
alıyordu severek.
Her söz ve ahvalinden
hoşlanıyor idi pek.
O gelmeden, sofraya
oturmazdı hiç yine.
Ya yanına oturtur, yahut
da dizlerine.
Yemeğin iyisini ve en
lezzetlisini,
Ona ikram eder ve
isterdi yemesini.
Bir gün Abdülmuttalip,
Kâbe’nin yakınında,
Otururken, bir rahip
gelip durdu yanında.
Oturup, konuşmaya
başlayınca o rahip,
İlgi ile dinledi onu
Abdülmuttalip.
Dedi ki: (Biz okuduk
semavi kitaplarda.
Ahir zaman Nebisi, gelir
bu yakınlarda.
Bu şehir, yani Mekke,
Onun doğum yeridir.
Huy ve sıfatları da Onun
şöyle şöyledir.)
Ve başladı saymaya
onları birer birer.
O sırada oraya, teşrif
etti o Server.
Onu görüp, durdu ve
hayret etti bir nice.
Ve bakmaya başladı Ona
pek dikkatlice.
Ve yanına yaklaşıp sonra
da Onun bizzat,
Gözlerine, sırtına nazar
etti pür dikkat.
Sonra birden dedi ki:
(İşte bu, o Peygamber!
Hepsi, bunda mevcuttur
söylediğim o haller.)
Sonra sual etti ki: (Bu
çocuk neyin olur?)
O, (Oğlumdur) deyince,
dedi ki: (Nasıl olur?
Bildiğimize göre, çünkü
Onun babası,
Gerekirdi şu anda
hayatta olmaması.)
Dedi ki: (Evet öyle, bu,
oğlumun oğludur.)
O dedi: (Tamam işte, bu
dediğin doğrudur.
Bu, ahir zamandaki
gelecek son Peygamber!
Her hali, açık açık
veriyor bunu haber.) |