|
03 - MÜBAREK EMANET
Hz. Amine’nin vefatı
Peygamber Efendimiz,
altı yaşına kadar,
Muhterem annesinin
yanında kıldı karar.
Altı yaşında iken,
sevgili annesiyle,
Medine’ye gittiler
ziyaret gayesiyle.
Babası Abdullah’ın
kabrini de ziyaret,
Etmek için, sefere
çıktılar en nihayet.
Medine’ye giderken,
ayrıca yanlarında,
Hizmetçileri vardı Ümmü
Eymen adında.
Orada bir ay kadar,
ikamet ederken hem,
Bir havuzda, yüzmeyi
öğrendi Fahr-i âlem.
Bir yahudi âlimi var idi
ki orada,
O Server’in halinden
birşeyler sezdi o da.
Zira Onda görmüştü
nübüvvet alameti.
Yanına yaklaşarak,
ismini sual etti.
(Adım Ahmed)
deyince, bağırdı ki bu
sefer:
(İşte, ahir zamanda
gelecek son Peygamber!)
Başka âlimler dahi
toplandılar bu yere,
Konuşmalar yaptılar hep
bu mevzu üzere.
Derlerdi: (Beklenilen
Peygamber işte budur.
Zira alametlerin hepsi
bunda mevcuddur.)
Böyle konuşmaları
duyunca Ümmü Eymen,
Hazret-i Amine’ye
söyledi bunu hemen.
Bir zarar gelmesinden
korkarak o Server’e,
Mekke’ye dönmek için,
çıktı o da sefere.
Lakin Ebva denilen yere
gelince, birden,
Amine validemiz
hastalandı aniden.
Kendinden geçiyordu
hastalığı artarak.
Ve şunları söylerdi
evladına bakarak:
(Ey Abdullah’ın oğlu, ey
sevgili evladım!
Seni çok mübarek ve yüce
kılsın Allah’ım.
Rüyada gördüklerim doğru
çıkarsa eğer,
Sen, Allah tarafından
olacaksın peygamber.
Seni, bu put denilen
şeylerden, cenab-ı Hak,
Koruyup, muhafaza
edecektir muhakkak.)
Sonra rahatsızlığı
fazlalaştı iyice.
Şu beytleri söyledi,
vefat etmeden önce:
(Her yeni eskir elbet ve
ölür her yaşayan.
Her çok olan tükenir,
var mıdır hep genç
kalan?
Ben dahi öleceğim,
yalnızca farkım şudur:
Seni ben doğurdum ki,
şerefim işte budur.
Geriye bıraktığım, çok
hayırlı bir evlat.
Gözümü kapıyorum, yüzüm
ak, içim rahat.
Benim, namım kalacak
asırlarca dillerde.
Senin muhabbetinse,
yaşar hep gönüllerde.)
Bu sözleri söyleyip,
ardından etti vefat.
Anneden öksüz kaldı o an
Fahr-i kainat.
Mübarek cenazesi
defnedildi o yerde.
Yirmi yaşında idi vefat
eylediğinde.
Alıp Fahr-i âlemi oradan
Ümmü Eymen,
Mekke’ye avdet için,
sefere çıktı hemen.
Birkaç gün devam eden
yolculuk neticesi,
Mekke’ye ulaştılar, o
Server’le kendisi.
Ve Abdülmuttalib’in
giderek huzuruna,
Resul-ü mücteba’yı
teslim eyledi ona. |