|
03 - MÜBAREK EMANET
Biraz acele edin
Halime hatun der ki:
(Çok açlık çekiyordum.
Buna rağmen, Rabbime
yine şükrediyordum.
Bir ara uyumuşum sahrada
dolaşırken.
Rüyamda biri gelip,
yanımda durdu birden.
Ve beni daldırarak
sütten beyaz bir suya,
Dedi ki: (Ey halime, iç
bundan doyasıya.)
İçtim, baldan tatlıydı
ve bana sordu hemen.
Dedi ki: (Ey Halime,
tanıdın mı beni sen?)
(Tanımadım) deyince, o
dedi ki: (Ben senin,
Sıkıntıda ettiğin
şükürler’im, bilesin.
Ey Halime, kalk hemen,
acele Mekke’ye git.
Orada çok büyük bir
nimet var ki şu vakit,
O nimet, biraz sonra,
sana olur müyesser.
Hemen kalk ki, Mekke’de
seni bekler o cevher.
O, öyle bir nimet ki,
dil ile anlatılmaz.
O, öyle bir devlet ki,
herkese nasib olmaz.
Onun bereketiyle,
rahatlarsın büsbütün.
Bollaşır Onun ile, hem
de rızkın ve sütün.)
Uyanınca gördüm ki,
bollaşmış sütüm gerçek.
Açlık ve susuzluğum
eylemişler beni terk.
Lakin başkalarının,
zordu vaziyetleri.
Açlıktan ölüyordu bir
bir köyün fertleri.
Onlar benim halimi o
sabah gördüler hep.
Dediler: (Ey Halime,
hikmeti ne ki acep?
Son derece zayıf ve
bitab halde iken dün,
Padişah kızlarına
benzersin ama bu gün.)
Ben cevap vermiyordum,
rüyada çünkü bana,
Denmişti ki: (Söyleme
bunu başkalarına.)
Sonra kabilemizden, o
gün bazı kadınlar,
Bir bebek almak için,
Mekke’ye yollandılar.
Ben dahi zevcim Haris,
hem de dört çocuğumla,
Kabileme katılıp,
onlarla düştük yola.
Bir konup bir göçerken,
aştık bir dağ ve vadi.
O ara seslendi ki
gaibden bir münadi:
(Ey hatunlar, Mekke’de
bir çocuk var ki el’an,
kurtulur kabileniz
onunla her beladan.
Hızlanın, çabuk gidin,
kavuşun bu nimete.
Bakalım içinizden kim
erer bu devlete?)
Bu nidayı duyunca beni
Sa’d kadınları,
Birden süratlendiler,
kaybettim ben onları.
Zira benim merkebim, pek
zayıf idi hepten.
Yürümeye takati yok idi
zafiyetten.
Hasılı düşe kalka
gidiyor isek de biz,
Lakin bizi, bir hayli
geçmişti kabilemiz.
Helalim diyordu ki: (Az
daha hızlanalım.
Yetişip, bir çocuk da
biz almaya bakalım.
Zengin çocuklarını alır
erken varanlar.
Bize kalır sadece fakir,
garip olanlar.)
Biz arkadan gelirken, bu
minval konuşurduk.
Pazartesi gününde,
şehire vasıl olduk.
Gördük ki, hakikaten
şehre önce girenler,
Zengin çocuklarından
almışlar hepsi birer.
Peygamber Efendimiz
yetim olduğu için,
Çekmemiş ilgisini asla
hiçbir kişinin. |