|
01 - MÜBAREK NURU
Müjde haberleri
Peygamber-i zişan’ın
dünyaya geleceği,
İlk peygamber, hazret-i
Adem Nebi’den beri,
Gelen her Peygamber’e,
hem de ümmetlerine,
Hep haber verilmiştir
istisnasız hepsine.
Musa Kelimullah’ın
Tevrat’ında dahi hem,
Yazıyor ki: (O, öyle
zattır ki, çok mükerrem,
Himmeti yüksek olup,
yardımı ziyadedir.
O, güzeller güzeli,
temizler temizidir.
O, sohbette yumuşak,
taksimde olur adil.
Kâfirler karşısında çok
serttir, aciz değil.
Yaşlıya hürmet eder,
şefkat eder küçüğe.
Esirlere acır ve
şükreder az bir şeye.
O, hep güler yüzlüdür,
kahkaha etmez fakat.
Ümmîdir, hiçbir şeyi
etmemiştir kıraat.
Hiçbir şey okumadan,
yazmadan tek şey bile,
Ona bildirilmiştir her
ilim tamamiyle.
Katı kalpli değildir,
kötü huy Onda olmaz.
Çarşı ve pazarlarda
yüksek sesle bağırmaz.
Onun ümmeti dahi, çok
iyi huyludurlar.
Birbirlerine karşı
merhametli olurlar.
Hep Allah’ı anarlar
onlar yüksek yerlerde.
Hakk'a
davet ederler halkı
minarelerde.
Allah’ın Resulü’dür,
Onun adı Muhammed.
Onun gelmesi ile,
kalplerden gider gaflet.
O, Mekke’de doğar ve
hizmet eder dinine.
Medine’den ta Şam’a,
geçer Onun eline.
Doğru olan hak dini,
yerleştirmedikçe tam.
Dünyadan almam Onu,
hayatı bulmaz hitam.
Onun bereketiyle görür
kör ve a’malar.
Ve yine duyar olur,
işitmeyen kulaklar.)
Zebur’da: (Eli açık, çok
cömerttir O yani.
Yumuşak, tatlı sözlü,
çok güzeldir, nurani.
O, çok ağlar, az güler,
az uyur, çok düşünür.
O, hoş yaratılışlı, hem
de güzel yüzlüdür.
Sözleri gönül alır ve
ruhları cezbeder.
Kalbi hasta olanın,
tabibidir o Server.
Ey Habibim, sıyırıp
himmet kılıcını tam,
Alasın benim için
kâfirlerden intikam.
Bilcümle kâfirlerin
başları, gün gelecek,
Kerametli ellerin önünde
eğilecek.)
Hak olan İncil’de de
yazar ki: (O, çok yemez.
O, hiç hiyle yapmaz ve
kimseyi kötülemez.
O, hiç cimri değildir,
cömerttir hem de fazla.
Kendi için, kimseden
intikam almaz asla.
O, hiç acele etmez,
değildir tembel dahi.
O, çalışanı sever,
gıybet etmez kimseyi.
O Muhammed, dünyaya
gelseydi bu gün şayet,
Benim nübüvvetime eder
idi şehadet.
Gerçi bana, siz dahi
şehadet edersiniz.
Çünkü siz, benim ile
çoktan berabersiniz.
Ben, bunları şu anda
söylüyorum ki size,
Sürçmesin ayağınız düşüp
de bir şüpheye.) |