|
01 - MÜBAREK NURU
Başı niçin ağrımış?
Humeyr
bin Rebi adlı vardı ki
bir hükümdar,
Hükmederdi geniş bir
ülkeye o zamanlar.
Lakin mecusi olup, ateşe
tapıyordu.
Yanında, dörtyüz bilgin
hazır bulunuyordu.
Bu hükümdar, bir zaman
geldi Mekke şehrine.
Lakin hürmet etmedi
ahali kendisine.
Hemen adamlarına sordu
ki şu suali:
(Neden çok kibirlidir bu
yerdeki ahali?)
Dediler ki: (Efendim,
Arab’dır bu insanlar.
Çok asil, pek şerefli
kimsedir hepsi bunlar.
Zira Kâbe denilen bir ev
var ki burada,
Allah’ın evi olup, eşi
yoktur dünyada.)
Hakikatı
onlardan öğrenince
hükümdar,
Düşündü: (Bu ev için
gururlu demek bunlar.
Öyleyse temelinden
yıkayım ben bu evi,
Yıkılsın bunların da
gurur ve kibirleri.)
Melikin kafasına bu
fikir girdiğinde,
Şiddetli bir ağrı da
girdi beraberinde.
Kıvrandı gece gündüz
ağrının şiddetinden.
Hatta yaşlar boşandı
burnundan, gözlerinden.
Bezdirince bu ağrı
nihayet kendisini,
Çağırdı huzuruna
bilginlerin hepsini.
Başının ağrısını
söyleyip herbirine,
Dedi: (Bir çare bulun şu
başımın derdine.)
Bilginler bunun için
çalıştılar durmadan.
Lakin bulamadılar
derdine çare, derman.
Onlardan bir tanesi,
sordu ki hükümdara:
(Kalbinizden bir fikir
geçti mi hiç bu ara?)
Dedi: (Gelir zihnime,
her düşünce ve fikir.
Senin bu bahsettiğin
nasıl bir düşüncedir?)
Bilgin dedi: (Efendim,
bu günlerde, gizliden,
Kâbe için bir fikir
geçti mi zihninizden?)
Dedi: (Evet, kalbimden
geçirdim ki: Bu evi,
Yıkayım da, halkının
yıkılsın kibirleri.)
Dedi ki: (Hükümdarım,
işte budur muhakkak.
Başınızın derdine tek
sebep budur ancak.
Zira o ev sahibi,
vakıftır her şeylere.
Aynıdır Ona göre gizli
ve aşikâre.
Eğer vaz geçerseniz bu
kötü fikrinizden,
Hemen kurtulursunuz bu
mühim derdinizden.)
Dinledi o hükümdar onun
nasihatini.
O fikirden vazgeçip,
düzeltti niyetini.
Ne zaman ki o fikir
çıkınca kafasından,
Başındaki ağrı da çıktı
hemen ardından.
Çok sevinip, Allah’a
iman etti nihayet.
Mekke ahalisine gösterdi
saygı, hürmet.
Gurur ve kibirini atarak
bir tarafa,
Geldi tevazu ile
Beytullah’ı tavafa.
Sonra da çok yemekler
yaptırıp sini sini,
Davet etti bilcümle
Mekke ahalisini.
O gece rüyasında dendi
ki kendisine:
(Nasıl ikram ettinse Mekke ahalisine,
Beyti şerife dahi, eyle
tazim ve hürmet.
Üzerini bir şeyle
örterek eyle hizmet.) |