ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - "ÖLÜM, KABİR, KIYÂMET" HALLERİ

İmâm-ı Gazâlî “Rahmetullahi Aleyh”

 

BENİ YAVAŞ GÖTÜRÜN

 

Hazret-i Âişe”den “radıyallahü anhâ”,

Nakledilir: Evimde idim ki tek ve tenhâ,

 

O anda Resûlullah, geldi yanıbaşıma.

Sonra, koyup uyudu başını kucağıma.

 

Sakal-ı şerîfinde, saydım tam “Dokuz” adet,

Beyazlanmış kıl vardı, mahzun oldum be gâyet.

 

Düşündüm ki: “Dünyâdan giderse benden önce,

Peygambersiz kalacak ümmeti o gidince.”

 

Ağlayıp, gözlerimden boşandı yaşlar o gün.

Düştü bir damlası da nûr yüzüne Resûlün.

 

O zaman Resûlullah uyanarak uykudan,

Buyurdu: “Yâ Âişe, nedir seni ağlatan?”

 

Arz ettim düşüncemi, buyurdu: “Yâ Âişe!

Hangi hal şiddetlidir ölü olan kişiye?”

 

Dedim ki: “Hânesinden götürüldüğü hâli,

Çok üzüntülü olup, ağlar bütün iyâli.”

 

Buyurdu: “Yâ Âişe, doğrudur söylediğin.

Bundan daha şiddetli ne vardır meyyit için?”

 

Sükût edip, edeble arz ettim ki hem dahî:

“Allah ve Resûlullah bilirler daha iyi.”

 

Buyurdu: (Yâ Âişe, daha da zoru vardır.

Gâsilin yıkamaya başladığı zamandır.

 

Parmağından yüzüğü çıkarıp başlar işe.

Elbisesi, rütbesi, çıkarır ne var ise.

 

O zaman “Çıplak” görüp, ruh kendi bedenini,

Bir üzüntü, pişmânlık kaplar hemen kendini.

 

O kederli hâliyle eder ki öyle feryât,

İnsan ve cinden gayri, işitir her mahlûkât.

 

Bu çıplak hâli ona, gelir ki öyle acı,

Başucuna gelir ve der ki: “Ey yıkayıcı!

 

Yavaş tut bedenimi, zîrâ çok çekti zahmet.

Dikkat et de, çekmesin daha fazla eziyet.”

 

Teneşire gelince, der ki: “Ricâm var benim.

Suyu sıcak etme ki, incinmesin bedenim.”

 

Kefene sarılırken, nidâ eder bir daha.

Der ki: “Yakınlarımı göreyim son bir defâ.

 

Beni bu halde görüp, hiç feryât etmesinler.

Onlar da çünkü yârın ölürler birer birer.”

 

Musallâya gelince, seslenir: “Ey iyâlim!

Bakın, ibret alın ki, böyledir işte hâlim.

 

Ayrılık günü yoktur bunun gibi dünyâda.

Elvedâ, kıyâmette görüşürüz bir daha.”

 

Namâzı kılınıp da, omuzlarda giderken,

Der ki: “Yavaş götürün, incinirim yoksa ben.”

 

Kabirde seslenir ki: “Ey dostlarım, şimdi siz,

Beni, bu ıssız yerde bırakıp gidersiniz.

 

Başbaşa kalırım ki mezarda amelimle,

Olmaz hiç ilgilenen bu kabirde benimle.”)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan