|
04 - "ÖLÜM, KABİR,
KIYÂMET" HALLERİ
İmâm-ı
Gazâlî “Rahmetullahi Aleyh”
MEVTÂYA GELEN
SESLER
“Fâcir”lerin
ruhları, şiddet ile alınır.
Yüzleri, “Ebû Cehil
karpuzu”nu andırır.
Melekler ona der ki:
“Ey habîs ruh, haydi çık!
Bu habîs bedenini, cesedi
terk et artık.”
O an kâfirin rûhu “Merkep”
gibi bağırır.
Ve hazret-i Azrâil, onu
eline alır.
Sonra da, teslim eder onu
bir “Zebânî”ye.
Yâni verir o rûhu, bir
“Azap meleği”ne.
Yüzü çok “Çirkin”
olup, simsiyahtır abâsı.
Dünyâda her kokudan
kerihtir râyihası.
Cibrîl aleyhisselâm, o ruh
ile yükselir.
Ve dünyâ semâsının
birincisine gelir.
Sorulur ki: “Sen kimsin
ve kim vardır yanında?”
Der ki: “Ben
Cebrâilim, filân kâfirdir bu da.”
Melekler işitince, o
kâfirin adını,
Şöyle deyip açmazlar,
semânın kapısını.
“Bir deve, geçmedikçe,
iğnenin deliğinden,
Bu gibiler, Cennete
giremezler katiyyen.”
Ruh bedenden çıkınca,
kendisine, semâdan,
Bir münâdî, şöylece nidâ
eder o zaman:
“Ey Âdemoğlu, sen mi terk
ettin bu fânîyi?
Yoksa, dünyâ mı seni terk
etti böyle âni?”
Bir nidâ daha gelir sonra
gasilhânede.
Der ki: “Ey Âdemoğlu,
kuvvetin hani, nerde?
Nerde güçlü bedenin, seni
kim zaifletti?
Nerede o dostların, hepsi
de terk mi etti?”
Sonra kefenlenirken, yine
gelir bir nidâ.
Der ki: “Ey Âdemoğlu,
çıkıyorsun bir yola.
Hiç dönmemek üzere,
evinden gidiyorsun.
İlk kez tahta bir at’a,
“Tabut”a biniyorsun.”
Teneşire konurken, bir
nidâ gelir yine.
Der ki: “Ey Âdemoğlu,
gidiyorsun kabrine.
Îmânın varsa eğer, sana
müjdeler olsun.
Yok eğer “Kâfir” isen,
kötüdür senin sonun.”
Musallâya konunca, şöyle
nidâ edilir:
“Dünyâda ne yaptıysan,
karşına gelir bir bir.
Eğer hayır yaptıysan, onun
mükâfâtını,
Yok günâh işlediysen,
bulursun cezâsını.”
Kabristana girince, denir
ki ona artık:
“Ey kişi, mezar için
getirdin mi bir azık?
Çok karanlık bir yerdir
gireceğin bu kabir.
Onu aydınlatacak ışığın
var mı ki bir?”
Kabire konduğunda,
seslenir ona mezar.
Der ki: “Ey Âdemoğlu,
kıldın mı bende karar?
Dün, benim üzerimde
gülüyor, oynuyordun.
Şimdi benim içimde, ne
için ağlar oldun?
Konuşup duruyordun,
üstümde bülbül gibi.
Şimdi sesin çıkmıyor,
acabâ sebep ne ki?”
|