ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - "ÖLÜM, KABİR, KIYÂMET" HALLERİ

İmâm-ı Gazâlî “Rahmetullahi Aleyh”

 

HOŞ SAFÂ GELDİN!

 

Eğer “Ölü” ağzından akmış ise tükrüğü,

Alt dudağı sarkmış ve kararmışsa hem yüzü,

 

O kişi, ihtimâl ki, “Şakâvetle” ölmüştür.

Cehennemde yerini görmüş de üzülmüştür.

 

Eğer ki ağzı açık, sanırsın ki gülüyor.

Yüzü balmumu rengi, güzel ve gülümsüyor.

 

Büyük bir ihtimâlle, “Seâdetli” kişidir.

Cennetteki yerini görüp de sevinmiştir.

 

Melekler, böyle rûhu, Cennet ipeklerine,

Sararak iletirler “Âlâ-yı illiyyîn”e.

 

Bu meleklerin başı, hazret-i “Cebrâil”dir.

Birinci kat semâya, o ruh ile yükselir.

 

“Kimsin?” diye sorulur, der ki: “Ben Cebrâil’im.

Filân oğlu filândır yanımda getirdiğim.”

 

Onlar dahî derler ki: “Hoş geldi, safâ geldi.

Îmân ve îtikâdı doğru ve pek güzeldi.”

 

İkinci kat semâya çıkınca “Kimdir?” denir,

Cibrîl”, hem kendisini, hem de onu bildirir.

 

Onlar dahî derler ki: “Hoş geldi, safâ geldi.

Tâdîl-i erkân ile namâz edâ ederdi.”

 

Üçüncü kat semâya daha sonra varılır.

Aynı suâl ve cevap orda da tekrarlanır.

 

Onlar dahî derler ki: “Hoş safâ geldi bu zât.

Seve seve verirdi malından uşur, zekât.”

 

Dördüncü kat semâya çıkılınca sonra da,

Aynı suâl ve cevap, tekrarlanır orada.

 

Derler ki: “Safâ geldi, ne iyi müslümândı.

Oruçlarını tutup, haramlardan kaçardı.”

 

Sonra beşinci kata varınca, “Kimdir?” denir.

Yine aynı şekilde Cebrâil cevap verir.

 

Derler ki: “Safâ geldi, biliriz kendisini.

Allah için yapardı, o Hac farîzesini.”

 

Altıncı kat semâya, varıp kapı vurulur.

Yine aynı şekilde, suâl cevap olunur.

 

Derler ki: “Safâ geldi, ederdi çok istiğfâr.

Yetim ve âcizlere, yapardı çok hayırlar.”

 

Oradan varırlar ki, “Sidret-ül müntehâ”ya,

Suâl cevaptan sonra yükselirler oraya.

 

Denir ki: “Safâ geldi, ne hoştur ki bu kişi,

Allah rızâsı için yapıyordu her işi.”

 

Oradan da yükselir “Nûr” ve “Zulmet”, “Su” ve “Kar”,

“Ateş” deryâlarından yukarlara çıkarlar.

 

Bir nidâ olunur ki, o sırada onlara:

“Bu, kimin rûhudur ki,getirdiniz buraya?”

 

Cibrîl aleyhisselâm bunu cevaplandırır.

Ve der ki: “Evliyâdan, filân oğlu filândır.”

 

Denir ki: “Yaklaştırın, daha da yakın olsun”.

Sonra nidâ olunur: “Sen, ne iyi bir kulsun!”

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan