|
04 - "ÖLÜM, KABİR,
KIYÂMET" HALLERİ
İmâm-ı
Gazâlî “Rahmetullahi Aleyh”
SEN DE ÖLECEKSİN
“İmâm-ı Gazâlî”nin
halka nasîhatında,
Şöyle buyurmaktadır “Ölüm,
kabir” hakkında:
“Ölüm”, büyük bir
iş ve korkunç bir tehlikedir.
Lâkin bunu insanlar iyi
bilmemektedir.
Hâtırlasalar bile “Ölüm”ü
ara sıra,
Fazla te’sir etmiyor
gafletten insanlara.
Öyle dalmışlardır ki, “Dünyâ
meşgalesi”ne,
Başka şey gelmez olmuş
mâlesef kalplerine.
Bundan kurtulmak için,
çekilip bir kenara,
Şöyle söylemelidir nefsine
ara ara:
(Ey nefsim ömür geçti,
yakında öleceksin.
Lâkin görüyorum ki, sen
hâlâ gaflettesin.
Eğer uzak görürsen şimdi
henüz “Ecel”i,
Düşün, “Âni olarak” ölüp
de gidenleri.
Birlikte oturduğun, yiyip
içip güldüğün,
Nice tanıdıkların nerdeler
hani bu gün?
Düşün o senden önce ölen
yoldaşlarını.
Nasıl kara toprağa
koydular başlarını.
İşte, nasıl yuttuysa
onları kara toprak,
Çok yakında, seni de
yutacaktır muhakkak.
“Mezar”daki hâlini
hiç düşünmüyor musun?
Nasıl birbirlerinden
ayrılacak her uzvun?
Sonra, mezarındaki o
kurtlar, o böcekler,
Gözlerini, dilini kemirip
yiyecekler.
Sen o vaziyetteyken
gelirler vârislerin.
Hemen taksîm edilir
bıraktığın servetin.
Hattâ hanımın dahî
başkasıyle evlenir.
Bunları göreceksin yakında
sen de bir bir.
Senden evvel ölenler
pişmânsa nasıl şu an,
Sen de gaflet edersen,
olursun öyle pişmân.
Halbuki sen onlardankaldın
da az geriye,
Hâlâ bir ders ve ibret
almazsın, acep niye?
Her gün görüyorsun da
geçen cenâzeleri,
Niçin düşünmüyorsun hiç “Ölüm”
ve “Ecel”i?
Zannetme ki, onları
seyredersin böyle hep.
Bir gün götürmezler mi
seni de böyle acep?
Ey nefsim uyan artık,
ömrün sona geldi bak.
Az daha yaşasan da,
öleceksin muhakkak.
Bir şey “Muhakkak”
ise, onu “Oldu” bilmeli.
O halde uzak değil,
yakında bil “Ecel”i.
Düşün ki, ona göre yapasın
bir hazırlık.
“Sonsuz bir yolculuğa”
çıkıyorsun sen artık.
Pişmân olmamak için yârın
“Mîzân” önünde,
Bütün hazırlığını yap ve
bitir bu günde.
Zîrâ o gün “Mahşer”de,
hesap var her bir işten.
“Hesap” kötü
giderse, kurtulunmaz “Ateş”ten.
Öyleyse çok oku da, öğren
ilmihâlini.
Ve hemen buna göre, düzelt
bütün hâlini.
|