|
04 - "ÖLÜM, KABİR,
KIYÂMET" HALLERİ
Ömer bin Abdül’azîz
“Rahmetullahi Aleyh”
EY ÂCİZ
İNSAN!
“Ömer bin Abdül’azîz”,
mütevâzı idi pek.
Yâni hiç yoktu onda,
kendisini beğenmek.
Hutbede gelse idi eğer
böyle düşünce,
Yarıda keser idi o hutbeyi
hemence.
Bu hâl, yazı yazarken
gelseydi bir kerecik,
Bırakıp o kağıdı, yırtardı
hemencecik.
Hep derdi ki: (Yâ
Rabbî, senden af diliyorum.
Şu nefsimin şerrinden sana
sığınıyorum.)
Bir mahzeni var idi, evde
yerin altında.
Hep o yere girerdi gece
karanlığında.
Ve boynuna, demirden bir
zincir bağlıyordu.
Gece sabaha kadar, bu
halde kalıyordu.
Allahü teâlânın
korkusuyla, her gece,
Ağlayıp, gözlerinden yaş
dökerdi öylece.
Bir sohbet esnâsında şöyle
dedi bir zaman:
(Ey sonu “Ölüm”
olan bîçâre, âciz insan!
Seni, fânî dünyâda aldatan
nedir acep?
Zannediyor musun ki burada
kalırsın hep?
Ölmiyecekmiş gibi bir his
var hallerinde.
Yoksa ölmemek için, senet
mi var elinde?
“Ölüm”, her gün
birine gelmektedir âkıbet.
Buna mâni olmaya, kimde
var güç ve kuvvet?
“Ölüm” uyandırmadan
uyan ki bu gafletten,
Zîrâ ecel gelince,
uyanacaksın zâten.
Rüyâda nîmetlere kavuşan
insan gibi,
Bu dünyâ zevklerine
kaptırmışsın kendini.
Bu geçici zevklere
aldanarak ey insan!
Şu kıymetli ömrünü, boş
yere etme ziyân.
Küçük, basît işlerle
hergün uğraşıyorsun.
Hattâ hayvanlar gibi,
gâyesiz yaşıyorsun.
Gündüzlerin gaflet ve
günâhlarla geçiyor.
Gecen ise, uykuyla ziyân
olup gidiyor.
Halbuki sen sorumsuz ve
başıboş değilsin.
Yaptığın her amelden,
hesâba çekilirsin.
Senin bir “Sâhib”in ve
Onun emirleri var.
“Hâlis kul”,
Sâhibinin emirlerini yapar.
Geçmiş, hem de gelecek
bilcümle insan ve cin,
Yârın “Mahşer yeri”nde
toplanır hesap için.
Orada kurulur bir adâlet
terâzisi.
Tartılır her insanın sevap
ve seyyiesi.
O mahkemenin adı “Mahkeme-i
kübrâ”dır.
Onun tek hâkimi de Allahü
teâlâdır.
“Âhiret”, korkunç
gündür, yürekleri parçalar.
O gün anne babalar,
evlâtlarından kaçar.
O âhiret gününün dehşet ve
şiddetinden,
Kaçar yine bir kardeş,
diğer kardeşlerinden.
Hattâ titrer o günde,
melekler, Peygamberler.
Düşürür çocuğunu, çok
hâmile anneler.)
|