|
04 - "ÖLÜM, KABİR,
KIYÂMET" HALLERİ
Bekir bin
Abdullah Müzenî “Rahmetullahi Aleyh”
ÜMİT KESİLMEZ
“Bekir bin Abdullah-ı
Müzenî” hazretleri,
Tâbiînin en meşhur
âlimlerinden biri.
Derdi ki: Çok geniştir
Hakk’ın rahmet denizi.
Kesmeyin hiçbir zaman
O’ndan ümîdinizi.
Ve lâkin mekrinden
deolmayın ki hiç emîn,
Zîrâ azâbı dahî şedîttir
Rabbimizin.
Her kişi “Cehennem”i
yakın bilsin kendine.
Velâkin ümîdini kesmesin
O’ndan yine.
Zîrâ azaplarından,
geniştir affı daha.
Çok günâhkâr olsan da,
tövbe et, dön Allaha.
Yârın “Mahşer günü”nde
hesaplar görülünce,
Herkes lâyık olduğu yere
götürülünce,
O zaman meleklere emreder
ki Rabbimiz:
(Ateşten iki kişi çıkarıp
getiriniz!)
Melekler, iki kişi çıkarıp
getirirler.
(Yeriniz nasıl?)
diye Rabbimiz suâl eder.
Derler ki: (Yâ ilâhî, çok
müşkildir hâlimiz.
Yerimizden daha zor bir
yer yok zannederiz.)
Hak teâlâ buyurur:
(Zulmetmedim ben size.
Kendi kazancınızdır,
dönünüz yerinize!)
Onlardan bir tânesi, alır
almaz bu emri,
Koşarak gider hemen,
bakmadan dönüp geri.
Öbürüyse, isteksiz gider
pek üzülerek.
Ve sık sık dönüp bakar,
bir şey ümit ederek.
Çağırır Hak teâlâ onları
tekrar yine.
Ne için koştuğunu sorar
birincisine.
O der ki: (Ben dünyâda,
dinlemedim emrini.
Bu yüzden çekiyorum
cehennem elemini.
Tekrar aynı hatâya
düşmiyeyim diyordum.
Onun için yerime koşarak
gidiyordum.)
Hak teâlâ bu sefer, sorar
öbür kişiye:
(Sen niçin ikide bir
bakıyordun geriye?)
O der ki: (Sen her şeyi
bilensin yâ İlâhî!
Bu husustaki zannım,
şöyleydi benim dahî:
Bilirdim ki, “Ateş”ten
çıkarınca kulunu,
Cehennem ateşine sokmazsın
tekrar onu.)
Buyurur: (Cehenneme
girme artık öyleyse.
Zannettikleri gibi bulur
beni her kimse.
Mâdem benim hakkımda
böyledir zannın senin,
Haydi, arkadaşınla gidin,
cennete girin.)
Bu mübârek velî zât, çok
korkardı Allahtan.
Gözyaşları, yüzünde iz
yaptı ağlamaktan.
Bir gün de ağlıyorken,
sordular ona yine:
(Ne için ağlıyorsun, çok
yakınken Rabbine?)
Buyurdu: (Kardeşlerim,
ayrılıktan korkarım.
Ebedî berâberlik olmazsa
ne yaparım?
“Sen bana yaramazsın!” der
ise Allah bana,
Ne olur benim hâlim,
ağlarım işte buna.)
|