ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - "ÖLÜM, KABİR, KIYÂMET" HALLERİ

Ahmet ibni Hanbel ”rahmetullahi aleyh”

 

ÖLÜM ÂNİ GELİR

 

İslâm âlimlerinden olan bu mübârek zât,

Genç bir talebesine, şöyle etti nasîhat:

 

(Oğlum, gerçi gençliğin varsa da şimdi elde,

Ve lâkin ekseriyâ âni gelir “Ecel” de.

 

Bu gün fırsat eldedir, bitmemiştir bu ömür.

Sakın gâfil olma ki, bir anda insan ölür.

 

En büyük sermâyesi, “Ömrü”dür bir insanın.

Hayâl olan şeylerin ardında koşma sakın.

 

Kıymetli şeye harca bu büyük sermâyeyi.

Ve çok iyi tesbît et “Hedef”, yâni “Gâye”yi.

 

Biz, yalnız tek şey için gelmişiz bu dünyâya.

O da, “Kulluk etmek”tir Allahü teâlâya.

 

Fâidesiz şeylerden çok sakın ki evlâdım,

Sana, “Mahşer günü”nde, kimseden gelmez yardım.)

 

Yine bir sohbetinde buyurdu: Hak teâlâ,

Resûlünün yolunda bulundursun evvelâ.

 

Çünkü insan, ne kadar yaşasa da, nihâyet,

Muhakkak “Âhiret”e edecek bir gün avdet.

 

Enbiyâ sûresinde şöyle buyurmaktadır:

“Her bir canlı, muhakkak ölümü tadacaktır.”

 

Hadîste buyuruldu: “Her kimin ömrü uzun,

İbâdeti de çoksa, ona müjdeler olsun.”

 

Bir “Köprü”ye benzer ki “Ölüm” açık, âşikâr,

Ölüm’le kavuşurlar mâşûkuna âşıklar.

 

Bütün Hak âşıkları, “Ölüm”ü düşünerek,

Tesellî bulmaktadır onu hayâl ederek.

 

Ankebût sûresinin beşinci âyetinde,

Şöyle buyuruluyor bu mevzû üzerinde:

 

Ey Rabbine kavuşmak isteyenler, bilin ki,

O’na kavuşma vakti gelecek elbette ki.”

 

“İbni Hanbel”, alırken en son nefeslerini,

Olmaz! olmaz!” diyerek, kovdu sanki birini.

 

Oğlu görüp dedi ki: (Ne oldu baba size?

Kime “Olmaz” dediniz, bu, merak verdi bize.)

 

Buyurdu ki: (Evlâdım, tehlike var şu zaman.

Çok kritik bir ânı yaşıyor şimdi baban.

 

Şeytân geçmiş karşıma, bana der ki: “Ey Ahmet!

Gel sen de hıristiyân dîni üzre vefât et.”

 

Ben, “Olmaz! olmaz!” dedim, o kaçıp etti firâr.

Son nefeste, şeytândan çok büyük tehlike var.

 

En büyük hîlesini, o yapar böyle işte.

Aldananlar, mâzallah kalır sonsuz ateşte.)

 

Şehâdet”i söyleyip, vefât etti nihâyet.

Bağdat halkı işitip, üzüldü buna gâyet.

 

Cenâze namâzını kılmak için o zaman,

Geldiler güruh güruh, onbinlerce müslümân.

 

Yüzbin”den fazla idi namâzını kılanlar.

Kuşlar, tabut üstünden geldiler kabre kadar.

 

Gayri müslimlerden de gördü bunu çok insan.

Duygulanıp, birçoğu o gün oldu müslümân.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan