|
04 - "ÖLÜM, KABİR,
KIYÂMET" HALLERİ
İmâm-ı
Gazâlî “Rahmetullahi Aleyh”
NEFİS
MUHASEBESİ
“İmâm-ı Gazâlî” ki,
müctehid, âlim bir zât.
Kimyâ-yı Seâdet’te şöyle
eder nasîhat:
Hak teâlâ Kur’ânda buyurdu
bir âyette:
(Terâzi kuracağım mahşer
günü elbette.
O gün, aslâ kimseye zulm
edilmiyecektir.
Herkes ne işlediyse,
ortaya gelecektir.
Zerre kadar olsa da, her
ameli, muhakkak,
Mîzâna koyacağım meydana
çıkararak.)
Bunu haber verdi ki,
“Mahşer günü” gelmeden,
Her kişi, hesâbına baksın
henüz ölmeden.
Zîrâ hazreti Ömer buyurdu
ki: (Ey insan!
Gör kendi hesâbını,
gelmeden vakt-i mîzân.)
İşte bu yüzdendir ki, eski
din büyükleri,
Saydılar bu dünyâyı, sanki
bir “Pazar yeri”.
Kendi nefislerini, koyup “Ortak”
yerine,
Şirket kurup, şartnâme
yaptılar hemen yine.
Henüz işe girmeden,
dediler ki: (Ey nefsim!
Herbiri “Hazîne”dir
benim her bir nefesim.
Çünkü o nefeslerden
ibârettir sermâyem.
Yâni “Ömrüm”den
başka, bir şeyim yok benim hem.
Öyle kıymetlidir ki bu “Ömür”,
bu “Nefes”ler,
Zîrâ geçen her ânım,
tekrar geri gelmezler.
Her nefes alışta da,
azalır bu sermâyem.
Halbuki “Seâdete ermek”tir
benim gâyem.
Öyleyse ticârete
başlıyalım, vakit az.
“Âhiret” uzunsa da,
ticâret yapılamaz.
Aman nefsim dikkat et,
yitirme sermâyeyi.
Giderse, ne yapsan da
gelmez o tekrar geri.
Farz et ki “Ecel”
geldi, istedin bir gün izin.
Velâkin verilmedi, o zaman
ne edersin?
Farz et ki, daha sonra
verdiler sana onu.
Düşün, şimdi “O gün”ün
içinde olduğunu.
Ne yapacak idiysen ey
nefsim o “Son gün”de,
Yap onu işte bu gün, zîrâ
fırsat elinde.
“Cennet”i, o günde
de eğer kazanamazsan,
Olur mu senin için bundan
büyük bir ziyân?
Yedi adet kapısı vardır ki
“Cehennem”in,
Onlar da, yedi adet
uzvundur işte senin.
Sen bunları “Haram”dan
korumaz isen şâyet,
Ve onlarla Rabbine
yapmazsan çok ibâdet,
Sana cezâ veririm, kendine
gel ey nefsim!
Yoksa cehennemdeki azaplar
gâyet elîm.
Zîrâ Resûl buyurdu:
(Aklı olan bir insan,
Ölmeden, hesâbını görendir
zaman zaman.
Ve “Ölüm”den sonraki
hayâtı düşünerek,
Kulluğunu yapandır, Allaha
şükrederek.)
“Nefis” âsî ise de,
nasîhat dinler ancak.
Ona, çok tesir eder
isteğini yapmamak.)
|