|
04 - "ÖLÜM, KABİR,
KIYÂMET" HALLERİ
Saîd bin Cübeyr
“Rahmetullahi Aleyh”
YÜRÜYEN ÖLÜ
GİBİ
Allah adamlarından büyük
bir evliyâdır.
Kalpleri aydınlatan
nasîhatları vardır.
Ona bir gün sordular:
(Âhirette azâba,
Dûçâr olmamak için, ne
yapmalı acabâ?)
Buyurdu ki: (Dünyâda,
kurmayın "Uzun emel".
Çünkü hep yaklaşıyor
arkadan size ecel.
Şu anda vâki olsa şiddetli
bir zelzele,
Hepimiz ölürüz de, sağ
kalmaz bir fert bile.
Ne kadar çok olsa da para
pul, tapu senet,
Hiç birinin, orada faydası
olmaz elbet.
Her kim geçirdi ise ömrünü
ibâdette,
Onlardan fayda görür
yalnızca âhirette.)
Ona, bir gün methini
yaptılar bir kişinin.
Buyurdu ki: (Kalbinde
ne vardır ölüm için?)
Dediler ki: (Ölümden
bahsetmez hiç o kimse.)
Buyurdu: (İyi adam
değildir öyle ise.)
Bir gün, Resûlullaha sordu
biri Ensârdan:
(En akıllı kimlerdir acabâ
insanlardan?)
Buyurdu ki: (Ölümü, en
çok yâdedenlerdir.
Ve hazırlık yapmakta,
acele edenlerdir.)
Bir gün de, sohbetinde
buyurdu: Ey cemâat!
Gözünüzü açın ki, çabuk
biter bu hayat.
Öyle yaşayınız ki bu
dünyâda siz hattâ,
“Yürüyen ölü” gibi
bulunun bu hayatta.
Bir velî buyurur ki:
(Kalbim sıkıldığında,
Ölümü hâtırlayıp,
rahatlarım ânında.)
“Ömer bin Abdülazîz”,
toplayıp âlimleri,
“Ölüm” ve “Âhiret”ten
bahsederdi ekseri.
O kadar ağlardı ki sonra
da kederinden,
“Cenâze çıkmış”
gibi olurdu evlerinden.
“Hasan-ı Basrî” dahî
otursaydı bir yere,
“Ölüm” ile “Kabir”den
bahsederdi ilk kere.
“Hazret-i Âişe”ye suâl
etti bir hanım.
Dedi ki: (Kalbim katı,
acabâ ne yapayım?)
(Ölümü çok hâtırla,
yumuşar) dedi ona.
Dediği gibi yapıp, kavuştu
murâdına.
“Rebî bin Heysem” dahî,
bir mezar kazdı evde.
Çoğu vakitlerini,
geçirirdi o yerde.
Derdi ki: (Az bir zaman
unutsam ölümü ben,
Kalbimin karardığı, belli
olur hâlimden.)
“Ömer bin Abdülazîz”
buyurdu ki bir zâta:
(Ölümü düşünürsen,
kavuşursun rahata.)
Resûlullah gördü ki bir
gurup insanları,
Yüksek sesle gülerek
geçiyor zamanları.
Yaklaşıp buyurdu ki:
(Siz, bu toplantınızda,
Lezzetleri yıkanı
hâtırlayın biraz da.)
(O nedir ki?) deyince,
buyurdu ki: (Ölümdür.
O, bütün lezzetleri
temelinden götürür.)
|