|
04 - "ÖLÜM, KABİR,
KIYÂMET" HALLERİ
Seyfeddin-i Halvetî
”rahmetullahi aleyh”
İKİ ŞEYİ
UNUTMA
Bu zât, bir sohbetinde
buyurdu ki: (Ey insan!
İki şeyi unutup, hâtırlama
hiçbir an.
Allah için yaptığın “İyi
amelleri”ni.
Gayrinin sana olan “Kırıcı
halleri”ni.
Zîrâ sen bir iyilik
yapmışsan, o bitmiştir.
Yâni onun sevâbı,
defterine geçmiştir.
Lâkin başkalarına onu her
söyledikçe,
Kazandığın o sevap, hep
azalır gittikçe.
İki şey de vardır ki,
uygun olmaz unutmak.
Bunlardan biri “Ölüm”,
biri de “Cenâb-ı Hak”.
Nasıl unutulur ki bu ölüm,
yâni bu mevt,
Hepimizin başına
gelecektir âkıbet.
Mü’min sever “Ölüm”ü,
ve onu hiç unutmaz.
Zîrâ ölüm olmadan, Rabbine
kavuşamaz.
Kim “Ölüm”ü yirmi
kez düşünürse bir günde,
Yatakta ölse dahî, “Şehit”tir
öldüğünde.
Nasıl unuturuz ki hem dahî
“Rabbimiz”i,
Yaratan ve hayatta
durduran Odur bizi.
Biz, Onun kudretiyle
ayakta duruyoruz.
Kudretini az çekse, bir
anda “Yok” oluruz.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Elbette “Ölüm” vardır.
Ölüm, rûhun bedenden
ayrılıp çıkmasıdır.
Öyle şiddetlidir ki “Can
çıkma” acısı hem,
“Hiç”tir onun
yanında dünyâdaki her elem.
Sanki onun içinde bir “Dikenli
çalı” var.
Onu tutup, ağzından
kuvvetle çekiyorlar.
"Diken"lerin
herbiri, takılmış etrâfına.
O yerleri yırtarak, çok
elem verir ona.
İşte bu çalıdaki
“Dikenler”, sanki aynen,
Bir “Dünyâ bağlılığı,
sevgisi”dir esâsen.
Para pul, mevkî makam, nâm
ve şöhret, sîm-ü zer,
Dünyâ için olursa, “Diken”dir
hepsi birer.
Bunlar, hâlis niyetle,
yâni sırf Allah için,
Talep edilirlerse,
olmazlar fenâ, çirkin.
Ve lâkin istenirse nefse
tâbi olarak,
Bu takdîrde “Günâh”
ve zararlıdır muhakkak.
İşte bu bağlantılar, “Diken”
olup hep birer,
Rûhunun çıkmasına mâni
oluverirler.
Ne kadar çok olursa, onun
böyle “Diken”i,
Rûhu da, o nisbette zor
terk eder bedeni.
Dünyâ bağlılıkları
azaldığı nisbette,
Az olur “Can acısı”,
kolay olur mevti de.
Bu türlü bağlılıklar, çok
azaldığı zaman,
Olur rûhun çıkması, gâyet
kolay ve âsân.
Ve eğer kurtulursa
bunlardan tamâmiyle,
Rûhu çıkıp gider de,
haberi olmaz bile.)
|