|
04 - "ÖLÜM, KABİR,
KIYÂMET" HALLERİ
Abdullah-ı Bosnevî “Rahmetullahi Aleyh”
ÖLÜM, SONSUZ YOLCULUK
Allah adamlarından olan bu
mübârek zât,
Kızına vasiyyette şöyle
etti nasîhat:
Kızım, bu hayâtımız
bitecek bir gün elbet,
Ve “Ölüm”le
birlikte başlıyacak “Âhiret”.
Bu dehşetli hakîkat
karşısında, her insan,
Bu iki şey hakkında
düşünmeli her zaman.
Hayâta niçin geldik ve
neden dünyâdayız?
Nedir yaşamaktaki gâye ve
maksadımız?
Yâni bu “Ölüm”
nedir, “Âhiret” ne demektir?
Bunları, her insanın
öğrenmesi gerektir.
İşte cenâbı Allah,
Kitâbında meâlen,
Buyurdu: (Yarattım ki
bütün insanları ben,
Benim azametimi bilip
idrâk etsinler.
Ve bana îmân edip, ibâdet
eylesinler.)
Bir gün ona sordular:
(Efendim, neden acep,
Hakîkî müslümânlar güler
yüzlü olur hep?)
Buyurdu: (Güler yüzlü olur
mü’min esâsen.
Zîrâ mü’min olmanın şiârı
budur zâten.
Zîrâ hâlis müslümân, “Ölüm”ü
unutmaz hiç.
Ölümü çok anmak da, verir
neş’e ve sevinç.
Çünkü “Ölüm”,
başıdır sonsuz bir yolculuğun.
Hazırlanmak lâzımdır bu
sefere çok yoğun.
İnsan, dünyâda bile çıksa
bir yolculuğa,
Birkaç gün evvelinden
koyulur hazırlığa.
“Ölüm seferi”ninse,
değildir günü belli.
Zîrâ hep ânî gelir
insanların eceli.
İşte, bu yolculuğu çok
düşünen bir insan,
Yapar hazırlığını gelmeden
henüz o an.
Bu dünyâ “Hayâl”
olup, gâyet kısa zamandır.
“Sonsuz”a nisbet
ile, ömür, sanki “Bir an”dır.
Bunun da çoğu gitti, azı
kaldı geriye.
Kavuşmaya bakalım rızâ-i
ilâhîye.
“Ölüm”
uyandırmadan, uyanalım ki şu an,
Yoksa mahşer gününde,
oluruz gâyet pişmân.)
Her ne zaman nasîhat etse
idi o halka,
“Ölüm” ve “Âhiret”ten
bahsederdi mutlaka.
Bir gün de buyurdu ki:
(Kardeşlerim bu hayat,
“Hayâl”den
ibârettir, değildir hiç hakîkat.
Şimdiden kendinizi “Ölüm”
ve sonrasına,
Hazırlayın ki zîrâ bu,
çabuk erer sona.
“Âhiret hayâtı”nın
ebedî olduğunu,
Kıyâmette, işlerden “Hesap”
sorulduğunu,
İnsan iyi anlarsa, mesele
kalmaz, fakat,
Anlamadan ölürse, pişmân
olur o heyhât!
Ölüp kabre girince, der:
“Eyvâh, ben ne yaptım?
Niçin bu hakîkati dünyâda
anlamadım?”
Bilmeden bu iş olmaz, bu
din “Bilmek” dînidir.
Dîni öğrenmek ise, “Amel
etmek” içindir.)
|