|
04 - "ÖLÜM, KABİR,
KIYÂMET" HALLERİ
Ebû İshak-ı Şîrâzî
“Rahmetullahi Aleyh”
BEŞ ŞEY GELMEDEN ÖNCE
Bu zât buyuruyor ki: (Bu
dünyâ, bir imtihân.
Gâfil olmıyalım ki, oluruz
yoksa pişmân.
Şu geçen dakîkalar, belki
“Son ân”ımızdır.
Belki şu kıldığımız, “En
son namâz”ımızdır.
Yâni “Âhiret” ile,
birkaç dakîka kadar,
Aramızda çok kısa, gâyet
az bir zaman var.
Nitekim bir “Zelzele”
olacak olsa şu an,
Bir anda, âhirette oluruz
hep o zaman.
Bu dünyâ önce “Yok”tu,
sonra da “Yok” olacak.
İki “Yok” arasında bir “Hayat”tır
bu ancak.
Yâni “Ölüm”, insana
mutlaka gelecektir.
Öyleyse onu şimdi, “Geldi”
bilmek gerektir.
Tâbiîn-i izâmın en yükseği
olan zât,
Yâni “Veysel Karânî”,
buyuruyor ki bizzât:
“Yattığında,ölümü,
yastığın altında bil.
Kalkınca da karşında, o,
senden uzak değil.”)
Bir gün de buyurdu ki:
(Dört şey gelmeden önce,
Dört şeyin kıymetini
bilmek lâzım iyice.
Bir “Hastalık” gelmeden, “Sıhhat”in
kıymetini,
Bilip, yapmak gerekir
günlük ibâdetini.
“Ölüm” gelmeden önce,
kıymetini bu “Ömr”ün,
Bilmeli ki, pişmânlık
olmasın yine o gün.
“Fakirlik” gelmeden de, “Para”nın
kıymetini,
Bilirse, sıkıntıya sokmaz
insan kendini.
“Meşgûliyyet” gelmeden,
boş geçen “Zaman”ların,
Kıymeti bilinirse, üzüntü
olmaz yarın.
Zîrâ o boş vakitte, bir “Allah”
dese insan,
Onunla ağır gelir belki de
yarın mîzân.)
Bir gün de sohbetinde
buyurdu: (Ey cemâat!
Gözünüzü açın ki, çabuk
biter bu hayat.
Öyle yaşayınız ki bu
dünyâda siz hattâ,
“Yürüyen ölü” gibi
bulunun bu hayatta.
Nitekim buyurdu ki o
Hüdânın Habîbi:
“Yaşayın bu dünyâda garip
ve yolcu gibi.”
Hadîsin devâmında buyurdu
ki meâlen:
“Addedin kendinizi yâhut
kabir ehlinden.”
“Garip olmak” şudur
ki, hiç kimseyi tanımaz.
Her derdini, yalnızca “Sâhibi”ne
eder arz.
“Yolcu gibi”
olmanın, şudur ki mânâsı da:
Gözü olmaz dünyânın malı
ve parasında.
Bir “Âhiret yolcusu”
bilir zîrâ kendini.
Sokmaz aslâ kalbine dünyâ
muhabbetini.
Kendini “Ölü gibi”
addetmek de şöyledir:
Öldü ölecek gibi, “Ölüm”ü
yakın bilir.
“Yürüyen ölü görmek
isterse her kim eğer,
Ebû Bekir’e baksın!”
buyuruyor Peygamber.
Bu hâl üzere olmak,
kıymetlidir bu dinde.
En yüce bir rütbedir hattâ
Allah indinde.)
|