ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - "HARAM"DAN KAÇMANIN FAZİLETİ

Ahmet bin Mesruk “Rahmetullahi Aleyh”

 

YAZIK BANA,VÂH BANA

 

Allah adamlarından olan bu mübârek zât,

Bir gün, Hak teâlâya şöyle etti münâcât:

 

(Yazık bana, vâh bana, ne zordur benim işim.

Ben, bu kadar “Günâh”ı nasıl da işlemişim?

 

Halbuki ben bunları işlerken utanmadan,

Bana, Rabbin nîmeti yağıyordu durmadan.

 

Beni fenâ aldattı günâhların lezzeti.

Şimdi gitti o lezzet, kaldı mes’ûliyyeti.

 

Bir anlık zevkler idi, kayboldu şimdi ancak.

Günâh” mes’ûliyyeti aslâ kaybolmıyacak.

 

Zîrâ kayda geçtiler hep “Amel defteri”me.

Bunun için vâh bana, vâh şu kötü hâlime.

 

Ne yazık, nefse uydum, düşünmedim Rabbimi.

Günâh” pislikleriyle hep kararttım kalbimi.

 

Ben “Ölüm”den kaçarım, unutmaz “Ecel” beni.

Ensemde hissederim her an onun elini.

 

Yazık bana, var iken bu kadar çok “Günâh”ım,

Nasıl tövbe etmeden duruyorum Allahım?

 

Mahşer günü, yüzüme bakmazsa eğer Allah,

Ne olur benim hâlim, şu garip hâlime vâh.

 

O gün şâhit olunca, ayaklarım, ellerim,

Rabbimin huzûrunda, ne hallere girerim?

 

Ey nefsim, unutmazsın kendi isteklerini.

Lâkin hep unutursun Rabbin emirlerini.

 

Günâh, haram” demeden erersin her arzuna.

Yarın, nasıl çıkarsın Rabbinin huzûruna?

 

Ey nefsim, istersin ki, sıkıntıya girmeden,

Cennet nîmetlerine eresin ebediyyen.

 

Ânında yaparsın da her istek, arzunu hep,

Tövbe”yi, ne özürle geciktirirsin acep?

 

Sonra bakıyorum ki, sıhhatin bozulsa az,

Ölüm”ü, sırf o zaman hâtırlarsın, bu olmaz.

 

Sıhhatli anlarında niçin gaflet edersin?

Ölüm, sıhhatli iken gelmez mi zannedersin?

 

Niçin namâzlarını kılarsın gaflet ile?

Halbuki o namâzın “Son namâz”dı belki de.

 

Öyle ise ey nefsim, uyan da kendine gel.

Zîrâ bil ki insana “Ânî gelir” hep ecel.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Şaşarım şu insana.

Korkmadan isyân eder kendi “Yaradan”ına.

 

Şuna da şaşarım ki, “Cehennem vardır” diyor,

Buna rağmen korkmadan her günâhı işliyor.

 

Şaşarım “Dünyâ fânî” diyen şu insana ki,

Sarılmıştır dünyâya, ayrılmıyacak sanki.

 

Şaşarım şuna dahî, günâh işler mâlesef.

Yine de, bu hâline üzülüp etmez esef.

 

Yaşamasına rağmen islâmın hâricinde,

Görürsün onu dahî yine neş’e içinde.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan