|
03 - "HARAM"DAN KAÇMANIN
FAZİLETİ
Abdülkâdir Sühreverdî
“Rahmetullahi Aleyh”
HİÇ AĞLAMAMAK İÇİN...
Bu zâtı sevenlerden biri
dedi: (Efendim,
Mânevî hallerimde bir
tutulma var benim.
Kalbimde bir karartı
hissediyorum, fakat,
Bilmem ki nedir acep
işlediğim kabâhat?)
Buyurdu ki: (Bu haller,
“Günâh”tan hâsıl olur.
Bilhassa yemeklerde
olabilir bir kusur.)
Arz etti ki: (Efendim,
lâkin yemeklerimiz,
Hep helâl kazançtandır,
aslâ haram yemeyiz.)
Buyurdu ki: (Kardeşim,
siz düşünün bir yine.
Belki uyulmamıştır dînin
bir edebine.)
Eve gelip düşündü,
araştırdı o zât da.
Bir kusurbulamadı dîne
mutâbaatta.
Sonunda öğrendi ki, birkaç
gün önce meğer,
Ocağa, “Abdestsizken”,
odun konmuş bir sefer.
Çok ibâdet eder ve çok
korkardı Allahtan.
Kaçardı, büyük küçük her
“Haram” ve “Günâh”tan.
Geceleri ağlar ve derdi
ki: “Yâ ilâhî!
Bilerek hiçbir günâh
işlemedim vallahi.
Eğer bağışlamazsan
günâhımı ey rabbim!
Yarın mahşer gününde, ne
olur benim hâlim?”
Bir gün onu gördüler,
durmadan ağlıyordu.
Gözlerinden sel gibi,
yaşlar akıtıyordu.
Niçin ağladığını sordular
kendisinden.
Buyurdu ki: (Ağlamam, azap
endîşesinden.
Rabbimin huzûruna
çıkarılacağım gün,
Hâtırıma geldikçe, derdim
artar büsbütün.
Ey insanlar, siz dahî
ağlayın ki bu günde,
Hiç ağlamıyasınız yarın
mahşer gününde.
Kardeşlerim, vallahi “Ölüm”
var, “Âhiret” var.
Günâh işlemeyin
ki,şiddetlidir azaplar.)
Günâhını düşünüp, çok
ağlardı hüznünden.
Gözlerinin görmesi,
azalmıştı bu yüzden.
Okurken rastlasaydı bi “Azap
âyeti”ne,
Tekrar edip ağlardı, tâ ki
sabah vaktine.
Bir gece, çok ağladı şu
âyet tesirinden:
“Ey mücrimler, ayrılın
bugün sevdiklerimden.”
Derdi ki (Mühim olan,
değildir çok ibâdet.
“Günâhlardan sakınmak”
mühimdir daha elbet.
Hak teâlâ indinde kıymetli
olmak için,
Helâlinden yemesi lâzım
gelir kişinin.
“Helâl”le
beslenirse bir beden tam olarak,
Ölünce, o bedeni çürütemez
hiç toprak.)
Yine bir sohbetinde
buyurdu: (Ey insanlar!
“Günâh” işlemeyin
ki, âhirette azap var.
Evvelâ kendimize
merhametli olalım.
Azaptan, kendimizi evvelâ
kurtaralım.
Sonra, evlâdımızı
koruyalım “Ateş”ten.
Yâni sakındıralım onları “Günâh
iş”ten.)
|