|
03 - "HARAM"DAN KAÇMANIN
FAZİLETİ
Abdülkâdir Sühreverdî
“Rahmetullahi Aleyh”
GÜNÂH, İKİ TÜRLÜDÜR
Allah adamlarından olan bu
mübârek zât,
Her gün, sevdiklerine
ederdi çok nasîhat.
Bu zât, bir gün dergâhta
olan hizmetkârına,
Dedi ki: (Semerkant’tan
biraz “Bal” getir bana.)
Hizmetçi “Peki” deyip,
sefere çıktı derhal.
Emredildiği gibi, satın
aldı biraz “Bal”.
Sonra, tam dışarıya
çıkıyorken, ansızın,
Dükkândan içeriye, girdi
bir “Güzel kadın”.
Şehvet nazarı ile, kadına
baktı bir an.
Sonra da ayrılarak yoluna
oldu revan.
Vâsıl oldu nihâyet
üstâdının evine.
Takdîm etti o “Bal”ı
hemen kendilerine.
Lâkin o büyük “Velî”,
kaşlarını çatarak,
O hizmetçi adama bir
sitemle bakarak,
Buyurdu ki: (Sen gittin
“Bal” alıp gelmek için.
Lâkin “Şarap” getirdin sen
bize, acep niçin?)
Hizmetçi çok şaşırıp,
verdi ki şöyle cevap:
(Efendim, bu kutuda “Bal”
vardır, değil “Şarap”.)
Ve lâkin o kutuyu açar
açmaz hizmetçi,
Gördü ki hakîkaten “Şarap”la
dolu içi.
Utanıp, hatâsını tahmîn
etti o anda.
Düşündü: “Semerkant’ta
bakmıştım o kadına.
Demek ben, o günâhı
eyleyince irtikâb,
Kutudaki bu “Bal”
da, değişip oldu “Şarap”.)
Bir gün de buyurdu ki:
(İki tür “Günâh” vardır.
Birisi, “Allah” ile
“Kullar” arasındadır.
İkinci tür günâhlar,
kulların birbiriyle,
Münâsebetlerinden olurlar
tamâmiyle.
Birinci tür “Günâh”ı,
olsa da büyük, ufak,
Ya cezâ verir, ya da
affeder cenâbı Hak.
Kullar arasındaki “Günâh”lara
gelince,
Bunlarda, kulların da
hakkı vardır bir nice.
Bu türlü günâhlarda, “Adâlet”
olacaktır.
Alacaklı, borçludan
hakkını alacaktır.
Lâkin geçmez orada
dünyâdaki paralar.
Verilir “Sevap, ecir”,
yüklenilir “Günâh”lar.
“Bir lira”lık hak
için, “Yetmiş yıllık” namâzın,
Ecri, karşı tarafa verilir
varsa yarın.
Yoksa, alacaklının “Günâhlar”ı
alınır.
Borçluya yükletilip,
cehenneme atılır.
Dünyâda, her ne amel
yaparsanız siz eğer,
Herbirine, mahşerde “Hesap”
var birer birer.
Her söz ve hareketin,
hattâ her düşüncenin,
Soracak hesâbını bize
Rabbil âlemîn.
Her bir “Günâh”,
Allahın nehyettiği bir iştir.
Eğer ki affetmezse,
karşılığı “Ateş”tir.
Bu dünyâda, “Gülerek”
günâhlara girenler,
Mahşerde, “Ağlıyarak”
cehenneme girerler.)
|