ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - "HARAM"DAN KAÇMANIN FAZİLETİ

Muhammed Sıddîk “Rahmetullahi Aleyh”

 

TESTİ KIRILMASAYDI

 

Allah adamlarından bir büyük evliyâdır.

Ruhlara tesir eden nasîhatları vardır.

 

Bu zâta sordular ki. (Duâ ediyoruz hep.

Lâkin kabûl olmuyor, sebebi nedir acep?)

 

Buyurdu ki: ("Haram"dan yer ise eğer bir kul,

Hak teâlâ indinde, duâsı olmaz kabûl.

 

Hiç günâh işlemiyen bir ağız ile şâyet,

Her kim duâ ederse, kabûl olur o elbet.

 

Bir hadîs-i şerîfte buyuruldu: “Bir kimse,

Haram karıştırmadan, kırk gün helâl yer ise,

 

Allah, nurla doldurur o kişinin kalbini.

Ve giderir gönlünden dünyâ muhabbetini.”

 

Kardeşlerim, sakının her “Haram” ve “Günâh”tan.

Zîrâ daha kıymetli bir amel yok “Takvâ”dan.

 

Nasıl ki, beldeleri ayıran hudut vardır.

Dînin hudûdu ise “Haram” ve “Günâh”lardır.

 

Ve nasıl cezâ varsa, hudûdu geçenlere,

Allah da, cezâ verir günâh işliyenlere.)

 

Bir gence buyurdu ki: (İstediğin şeyi yap.

Ve lâkin herbirine, hazırla birer cevap.

 

Her ne yapsan, melekler yazıyor birer birer.

Mahşere geldiğinde, sana arz edilirler.

 

Ve hattâ ey evlâdım, şunu bil ki muhakkak,

Seni, “Günâh işlerken” görüyor cenâbı Hak.

 

Kalbinden geçirdiğin şeyleri de pek âlâ,

En gizlisine kadar, biliyor Hak teâlâ.

 

Haram “Ateş” gibidir, günâha olma yakın.

Aksi hâlde pişmânlık, hak olur sana yarın.

 

Hakîkî dost, “Allah”tır, unutma Onu bir an.

Ve şiddetle hazer et, her “Günâh” ve “Haram”dan.

 

Bu fırsat elde iken, hakîkati gör artık. 

Yarın mahşer gününde, fayda etmez pişmânlık.)

 

Yine sevdiklerinden, vardı ki genç bir kişi,

Tam yapacak idi ki “Haram” olan bir işi,

 

Bu “Velî”nin sesiyle, toparlandı ansızın.

Demişti ki: “Dur yapma, günâhtır o yaptığın!

 

O genci sonra görüp işbu Allah adamı,

Buyurdu ki: (Ateş bil, her günâh ve haramı.

 

Bizi yoktan yaratıp, vermişken her nîmeti,

Kul, nasıl Ona karşı işler bir mâsiyyeti?)

 

Aynı genç, başka bir gün, yine uyup nefsine,

Şarap” almış giderken bir akşam, hânesine,

 

Elindeki o testi çarparak bir duvara,

Kırılıp, içindeki döküldü hep yollara,

 

Ertesi gün, o gence buyurdu ki: (Evlâdım,

Bir kul, günâh yolunda atmamalı bir adım.

 

Bilesin ki o testi kırılmasaydı şâyet,

Benim kalbim kırılıp, üzülecektim gâyet.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan