ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - "HARAM"DAN KAÇMANIN FAZİLETİ

Muhammed Sıddîk “Rahmetullahi Aleyh”

 

NE İÇİN TOKAT YEDİ ?

 

Bu zât, bir sohbetinde buyurdu: (Ey insanlar!

Ölüm”ü, yâdınızdan çıkarmayınız zinhâr.

 

İnsanlar uykudadır, uyanırlar ölünce.

Hesâba çekilirler herşeyden ince ince.

 

Âşikâre olacak o gün her “Günâh, isyân”.

Ne kadar mahcûb olur, görünce onu insan.

 

Ben bunu düşünerek, hep duâ ediyorum.

“Yâ Rabbî, bizi o gün mahcûb etme” diyorum.

 

Hadîste buyuruldu. “Îmân eden bir kimse,

Bir saatlik vaktini, günâhta geçirirse,

 

Bunun için, ne kadar üzülse, yeri vardır.

Çünkü affolunmazsa, azâba yakalanır.”

 

“Haram” işliyen biri, dese ki: “Kalbim temiz.

Sen benim kalbime bak, kalbe bakar Rabbimiz.”

 

Onun böyle demesi, boş ve fâidesizdir.

Hattâ müslümânlıkla, bu, istihzâ etmektir.

 

Zîrâ bir müslümânın kalbinin temizliği,

Günâh”tan kaçmasıyle anlaşılır tabii.

 

Bir genç, hâlis niyetle sefere çıktı evden.

Yolda, bir kasabaya uğradı çok geçmeden.

 

Lâkin bir “Kötü kadın”, bu genci gördüğünde,

Onun güzelliğine âşık oldu o günde.

 

Onu aldatmak için çok gayret etti, fakat,

Genç, o “Kötü kadın”a hiç etmedi iltifât.

 

Lâkin kadın, sonunda bir çok hîle yaparak,

Meylettirdi kendine o genci aldatarak.

 

Genç adam, tam elini uzatırken kadına,

Bir “Kavî tokat” indi gâibten suratına.

 

Ve bir ses işitti ki: “Sen, niçin gidiyordun?

Neden bir kadın için, nefsine mağlûb oldun?”

 

Bu îkâz üzerine, mahcûb oldu genç kişi.

Dedi: “Evet, ben nasıl yaparım haram işi?

 

Çekti hemen elini, ona hiç dokunmadan.

Devam etti yoluna, ayrılarak oradan.

 

Genç, işbu hâdiseden, pek fazla duygulandı.

Dönünce, hocasının huzurlarına vardı.

 

Hocası buyurdu ki: “Sen o kötü kadına,

Rastlayıp, aldanarak tam düşerken ağına,

 

Şu tertemiz elini, ona hiç dokunmadan,

Kurtardı Allah seni, o günâh ve haramdan.”

 

Genç adam dinleyince onun bu sözlerini,

Anladı, o tokatın o zâttan geldiğini.)

 

Bir gün de, sohbetinde buyurdu ki: (Bir kimse,

Günâh” işlediğine pişmânlık duyar ise,

 

Bu hâli, onun için bulunmaz bir nîmettir.

Zîrâ bu pişmânlığı, “Tövbe etmek” demektir.

 

Eğer Allah korusun üzülmezse hiç eğer,

Îmânı zayıflar ve sonunda elden gider.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan