|
03 - "HARAM"DAN KAÇMANIN
FAZİLETİ
Ubeydullah Serhendî
“Rahmetullahi Aleyh”
ALLAH AFFETMİYEBİLİR
Bu zât buyuruyor ki: (Bir
fırsattır bu ömür.
Kıymeti bilinmezse,
pişmânlık büyük olur.
Gönüller, “Temiz ayna”
gibidir sanki birer.
“Siyah leke”
bırakır onda kötü fiiller.
Peşinden, iyi bir iş icrâ
edildiğinde,
Birer “Nur” peydâ
olur o ayna üzerinde.
Resûlullah buyurdu.
“Günâhtan sonra, hemen,
Bir iyi amel yap ki,
silsin onu tamâmen.”
“Su” nasıl temizlerse,
elbisenin kirini,
“Sevap”lar da
temizler, günâhın pisliğini.
Göke varacak kadar olsa da
fazla günâh,
Hâlis tövbe edince,
affeder onu Allah.)
Bir gün “Tövbe”
hakkında buyurdu: (Ey mü’minler!
Muhakkak affedilir hâlis
tövbe edenler.
Lâkin “Hâlis tövbe”nin,
şudur ki işâreti:
Pişmânlık ateşiyle
kavrulur, yanar içi.
Ne kadar çok olursa
pişmânlığı kişinin,
Öyle çok tesirlidir, affa
kavuşmak için.
Günâhlar sebebiyle,
kalpteki “Siyah iz”ler,
Pişmânlık ateşiyle, ancak
temizlenirler.
Bir gönül, ne kadar çok
temiz ve safsa eğer,
O kişi, “Günâh”ından
o kadar nefret eder.
Vaktiyle bir Peygamber,
günâhkâr bir kişinin,
İsteğiyle, Allaha yalvardı
affı için.
Ona vahiy geldi ki, “Yerde
ve göktekiler,
O kulun affı için şefâat
etse eğer,
Affetmem yine onun
günâhını ben aslâ.
Çünkü pişmân olmuyor
günâhına ihlâsla”.)
Allah adamlarından olan bu
mübârek zât,
Bir gün, “Günâh”
hakkında şöyle etti nasîhat:
(Günâhlarda ısrârda, şudur
ki mühim sebep:
O kimse, istiğfârı,
sonraya bırakır hep.
Der ki: “Şu da olsun
da, öyle tövbe edeyim”.
Böylelikle tövbeyi
geciktirir her dâim.
Çünkü o, uzak görür “Ölüm”ü
kendisine.
Halbuki çok yakındır ölüm
ona aksine.
Doktor yasak edince çok
sevdiği bir şeyi,
Sıhhatini düşünüp, terk
eder o yemeyi.
Halbuki buyurur ki
Kur'ânda cenâbı Hak:
“Günâh işliyenleri
yakacağım muhakkak.”
“Allahın kelâmı”na, bir
“Doktor sözü” kadar,
Ehemmiyyet vermeyip,
işleniyor günâhlar.
“Yarın tövbe ederim”
diyene demeli ki:
“Yarına çıkmak için,
senedin var mı peki?”
“Allah affeder”
diye düşünürse biri de,
Bilsin ki, Hak teâlâ
affetmiyebilir de.
Îmân, ibâdetlerle
kuvvetlenmezse eğer,
Susuz ağaç misâli, bir gün
kurur ve biter.)
|