ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - "HARAM"DAN KAÇMANIN FAZİLETİ

Ubeydullah Serhendî “Rahmetullahi Aleyh”

 

GÜNÂH,ZEHİR GİBİDİR

 

Bu zât buyuruyor ki: (Çok korkunuz Allahtan.

Sakının, çok sakının her “Haram” ve “Günâh”tan.

 

Nitekim evliyâdan bir mübârek zât vardı.

Allah korkusu” ile, her günâhtan kaçardı.

 

Gençliğinde, bir “Kadın” geldi bir gün yanına.

Konuşup, çirkin bir iş teklif eyledi ona.

 

O bunu işitince, kan beynine sıçradı.

Hiç cevap vermiyerek, oradan uzaklaştı.

 

Ve başladı kaçmaya o kadının şerrinden.

O “Ahlâksız kadın” da, koştu onun peşinden.

 

“Günâh korkusu” ile kadından kaçar iken,

Birden bire önüne, bir “Çukur” çıktı birden.

 

Şöyle bir nazar etti, derindi içerisi.

Haram” işlemektense, yoktu başka çâresi. 

 

O “Edebsiz kadın” da geliyordu ardından.

O çukura atlayıp, kurtuldu o kadından.

 

O hâdiseden sonra, geçti çok uzun yıllar.

Yaşı da ilerleyip, oldu hem çok ihtiyâr.

 

Gençlikte yaşadığı halleri düşünürken,

Bir ara hâtırına “Bu kadın” geldi birden.

 

Duydu bir an nefsinin şöyle söylediğini:

“Niçin kabûl etmedin onun o teklîfini?

 

Peki deyip, o çirkin fiili işleseydin.

Sonra da pişmân olup, istiğfâr eyleseydin.”

 

Nefsinden bu düşünce gelince kendisine,

Çok fazla üzülerek, şöyle dedi nefsine:

 

"Ey günâhlarla dolu habîs ve alçak nefis!

Senin böyle düşünmen, ne çirkindir ve ne pis.

 

Kırk yıl” önce, genç iken böyle düşünmedin de,

Şimdi mi düşünürsün, bu ihtiyâr hâlinde?

 

Kırk sene”dir çektiğin mücâhede, riyâzet,

Ne oldu gece gündüz o çalışma, o gayret?

 

Gençken yüzvermedin de sen o “Âdi kadın”a,

Pişmân mı oluyorsun şimdi o yaptığına?

 

Ey nefsim, sen ne alçak, ne hâinmişsin meğer.

Şu ihtiyâr hâlinle düşünürsün bak neler.”

 

Öyle çok üzüldü ki nefsinin bu sözüne,

Günlerce rahat uyku girmez oldu gözüne.

 

Halbuki girmemişti o “Günâh”a o zaman.

Sırf bu “Düşünce”sine üzülüp oldu pişmân.

 

O kadar yükseldi ki bu pişmânlığı ile,

Böyle yükselemezdi hiçbir ibâdetiyle.

 

Peygamber Efendimiz hadîste bildirmiştir:

Günâha tövbe eden, hiç yapmamış gibidir.”

 

Kalp gözüyle bakanlar, açıkça görürler ki,

Günâh “Zehir” gibidir, yâhut da “Ateş” gibi.

 

Zehir” yiyebilir mi bir insan bile bile?

Yâhut tutabilir mi “Ateş”i, eli ile?)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan