|
03 - "HARAM"DAN KAÇMANIN
FAZİLETİ
Bedreddîn Serhendî
“Rahmetullahi Aleyh”
YANMAK İSTEMİYORSAN
İslâm âlimlerinden olan bu
mübârek zât,
Her gün, sevdiklerine
ederdi çok nasîhat.
Bir gün de buyurdu ki: Çok
tövbe etmelidir.
Haramlar, “Öldürücü
zehir” bilinmelidir.
Bu kıymetli ömrümüz,
kusurla, kabâhatla,
Geçiyor, tükeniyor her gün
“Günâh” yapmakla.
Herkese farz-ı ayndır,
günâha “Tövbe etmek”.
Hiç kimse kurtulamaz
tövbeden, kadın erkek.
Hadîste buyuruldu: (Günâh
işliyen kimse,
Pişmân olup, Rabbinden
affını diler ise,
Allahü teâlâyı çok
merhametli bulur.
Onun bu pişmânlığı, affına
sebep olur.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Düşerseniz günâha,
Derhal pişmân olarak,
tövbe edin Allaha.
Lâkin geciktirmeyin
tövbeyi bir an bile.
Zîrâ kul ölebilir bir nice
günâh ile.
Bu “Dünyâ”da ne
kadar kalacaksanız eğer,
Buna siz, o miktârda verin
kıymet ve değer.
“Âhiret”te ne kadar
kalacaksanız şâyet,
Ona da, o miktârda edin
siz sa’yü gayret.
“Ateş”e de, ne
kadar tahammül ederseniz,
O miktârda Allaha günâh,
isyân ediniz.)
Bir gün de, bir dostunun
gitti ziyâretine.
Ağlayıp, gözyaşları
akıverdi yüzüne.
Kabristandan dönünce,
dedi: (Ey müslümânlar!
Sonunda hepimizin yeri
işte şu mezar.
Dünyâ konaklarının sonu
olan bu “Kabir”,
Âhiret menzilinin, henüz
daha ilkidir.
Mâdem bir gün girecek şu
mezara her insan,
Öyleyse bir “Günâh”ı nasıl
işler müslümân?)
Derdi ki (Uzak durun “Günâh”tan
kardeşlerim.
Zîrâ günâhkârlara azap
var, pek de elîm.
Ve siz, başkalarının
işlediği günâha,
Bakıp da, sizinkini “Küçük”
görmeyiniz ha!.
Zîrâ o gün, o günâh, çok
küçük olsa dahî,
“Çok büyük”
olacaktır sizin için Vallahi.
Bu dünyâ, senin için
“İmtihân”dır ey insan!
Ve aldatmak istiyor seni “Nefis”
ve “Şeytân”.
“Allah korkusu” ile
titresin her an kalbin.
Zîrâ O’na mâlumdur her
düşüncen ve hâlin.
Kurtulmak istiyorsan
cehennem ateşinden,
Uzak dur, büyük küçük “Günâh”
olan her işten.
Çünkü yarın girersen
cehennem ateşine,
Düşersin çok büyük bir
pişmânlığın içine.
Uğraşsan da, çıkmaya
bulunmaz bir kolaylık.
Zîrâ olan olmuştur, çâresi
yoktur artık.
Öyleyse âhirette pişmân
olmamak için,
İslâma uygun olsun her
amelin ve işin.)
|