|
03 - "HARAM"DAN KAÇMANIN
FAZİLETİ
Behâeddîn Zekeriyyâ
“Rahmetullahi Aleyh”
DÎNİN TEMELİ, TAKVÂDIR
Bu zât buyuruyor ki.
(Haramları terk etmek,
Her mü’min üzerine farzdır
ki, mühimdir pek.
Nitekim bu hususta,
Kur'ânda cenâbı Hak,
“Allahü teâlâdan
korkunuz!” buyurarak,
"Yasaklardan kaçma"nın,
“Emirleri yapmak"tan,
Çok mühim olduğunu ediyor
bize beyân.
Zîrâ Allahtan korkmak,
“Günâh işlememek”tir.
Yâni “Verâ” ve “Takvâ”,
dinde temel demektir.
İslâmda en kıymetli, üstün
şey, “Takvâ” oldu.
“Dîninizin temeli,
takvâdır” buyuruldu.
"Haramlardan kaçma"ya,
böyle çok ehemmiyyet,
Verilmesinde ise, şudur ki
asıl hikmet,
Sakınacak şeylerin, daha
çok olmasıdır.
Fâidesinin dahî fazla
olmasındandır.
Bir işte “Nefse uymak”,
ne kadar az olursa,
Faydası da, o kadar fazla
olur hülâsa.
Hem de “Günâh”
işlemek, nîmete nankörlüktür.
Bu da, Allah indinde pek
fenâ ve kötüdür.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Öldükten sonra dahî,
Hiç unutulmamayı
istiyorsan eğer ki,
Sakın Rabbine karşı eyleme
“Günâh, isyân”.
“Günâh işlememek”le
yükselir çünkü insan.
Ve onun bu işini Rabbimiz
beğenerek,
O kul için, husûsî yaratır
ki bir melek,
O melek, mahşer günü, o
kimsenin elinden,
Tutup, cennet içine
götürür ebediyyen.
Kim “Allah korkusu”ndan
ağlarsa göz yaşıyle,
O göz, yanmıyacaktır
cehennem ateşiyle.
Gözlerden bir damla yaş
düşerse Allah için,
Allah, çok günâhını
affeder o kişinin.
Ey Allaha ihlâsla îmân
eden insanlar!
Gafletten uyanın ki,
şiddetlidir azaplar.
Hem de “İnsanlar için”
yanıyorken cehennem,
Siz nasıl rahat rahat uyursunuz böyle hem?
Cehennem şimdi vardır,
bekler günâhkârları.
Öyleyse “Ateş”
bilin haram ve günâhları.)
Bir gence buyurdu ki:
(Oğlum, senin maksadın,
Sâdece yemek içmek olmasın
aman sakın!
Dünyâda bir “Günâh”ı
terk ederse bir insan,
Cennette, onun aslı edilir
ona ihsân.
Oğlum, şöyle düşün ki,
ölürsün bir gün artık.
Bu düşünce içinde, yap “Ölüm”e
hazırlık.
Allahı sevdiğini
söylüyorsun ey insan!
Peki nasıl yaparsın O’na
günâh ve isyân?
“Ölüm” ve “Âhiret”i
düşün ki ey evlâdım!
Ecelin yaklaşıyor ardından
adım adım.
Henüz ecel gelmeden
kendine gel ki artık,
Zîrâ öldükten sonra, fayda
etmez pişmânlık.)
|