|
03 - "HARAM"DAN KAÇMANIN
FAZİLETİ
Tâhir-i Bedahşî
“Rahmetullahi Aleyh”
GÜNÂH,
CEHENNEME SÜRÜKLER
Bu zât buyuruyor ki. (En
büyük düşmanınız,
Sizin içinizdedir, onunla
uğraşınız.
O düşman “Nefis”tir
ki, içinizdedir her an.
Eğer kızacaksanız, ona
kızın durmadan.
Çünkü o uğraşır ki, soksun
sizi “Günâh”a.
Dünyâda ondan ahmak bir
mahlûk yoktur daha.
Çünkü her bir arzusu,
kendi aleyhinedir.
Onun peşinde giden, helâke
sürüklenir.
“Harama yaklaşmayın!”
buyuruyor Rabbimiz.
Nefis de, haramlardan zevk
alıyor bilâkis.)
Yine bir sohbetinde
buyurdu ki: (Ey kişi!
Bir iş eğer “Günâh”sa,
sakın yapma o işi.
Zîrâ “Müslümân”
demek, “Teslim olan” demektir.
Mü’minin, her “Günâh”tan
kaçınması gerektir.
Kalbinin ürperdiği bir işi
yapma sakın.
“Haram”da, kalbi
titrer hâlis bir müslümânın.
Günâh işliyenlerden, uzak
durmak gerektir.
Yâni böyleleriyle pek
görüşmemelidir.
Zîrâ o kimselerle kim
olursa arkadaş,
Zararı, ona dahî dokunur
yavaş yavaş.
Hakîkî bir müslümân “Günâh”tan
uzak durur.
Rabbini düşünmekle o
yalnız rahat bulur.
O, öyle çok görür ki kendi
günâhlarını,
Vakit bulmaz görmeye
başkasının aybını.
Takvâ sâhibi olup, “Günâh”tan
kaçmalıdır.
Bu yol ile Allaha daha
yaklaşmalıdır.
Zîrâ müslümân için,
kaçınmak her günâhtan,
Daha fâidelidir, emirleri
yapmaktan.
İslâm âlimlerimiz buyurdu:
“Büyük, küçük,
Günâhtan kaçmak gibi,
olamaz bir üstünlük”.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Sâhibinden gayriye,
Tutulan kalp “Hasta”dır,
muhtâçtır tedâvîye.
Böyle kulun, islâma
sarılması güçleşir.
Farzlar zor ve zahmetli,
haramlar tatlı gelir.
Kalbin bu hastalığa
yakalanmasına, hep,
Nefse uyup, “Günâh”a
dalmaktır asıl sebep.
Nefis, Hak teâlâya
düşmandır, hem çok fazla.
Ona ibâdet etmek, arzu
etmez o aslâ.
Nefis, haddi zâtında
kendine de düşmandır.
İnsana “Haram”ları
işletmekten zevk alır.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Günâh, “Ateş” gibidir.
Günâhlar sebebiyle
cehenneme girilir.
Bizim büyüklerimiz
“Takvâ”ya sarıldılar.
Haram ve günâhları, “Ateş”
bilip kaçtılar.
Bir “Allah adamı”na
kavuşursa bir kimse,
Kavuşur o sâyede çok
bereket ve feyze.
Hiç işliyemez olur bir “Günâh”ı,
hem de az.
Bu, öyle bir nîmet ki,
herkese nasîb olmaz.)
|