ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - "HARAM"DAN KAÇMANIN FAZİLETİ

Abdullah Hayderî “Rahmetullahi Aleyh”

 

TÖVBEYİ GECİKTİRMEYİN

 

Allah adamlarından olan bu mübârek zât,

Her gün, sevdiklerine ederdi çok nasîhat.

 

Derdi ki: (Müslümânın, büküktür boynu dâim.

Der ki: “Bu günâhlarla ne olur benim hâlim?

 

Onun, Rabbine karşı mahcuptur gönlü her an.

Allah korkusu” ile kaçınır her günâhtan.

 

O, iyi işlerini unutur tamâmiyle.

Lâkin “Günâh”larını unutmaz bir an bile.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Seâdete kavuşmak,

Bu “Nefis engeli”ni aşmakla olur ancak.

 

Müslümân, zaman zaman demeli ki nefsine:

“Senelerdir uydun hep hevâ ve hevesine.

 

Ey nefsim, keyfin için münâsip ne ki buldun,

Kullandın fütursuzca, yedin içtin, uyudun.

 

Bunca yıl tatmîn ettin her istek ve arzunu.

Şimdi, kesin olarak terk edeceksin bunu.

 

Kötü arzu”larının terk edip herbirini,

Artık hep ibâdete vereceksin kendini.

 

Zîrâ ben bilirim ki, sen ahmağın birisin.

Hep “Ateş”e götüren işlerin tâlibisin.

 

Ne yapsan, hep pişmânlık olur netîcesinde.

Bıraksam, yanacaksın cehennem ateşinde.

 

Öyleyse beri gel ki şu “Günâh” eşiğinden,

Kurtulasın mahşerde cehennem ateşinden.)

 

Bir gün de buyurdu ki. (Tövbe edin muhakkak.

Zîrâ tövbe edeni, affeder cenâbı Hak.

 

Tövbeyi, sırf “Günâh”ta lâzım bilme kendine.

İbâdet yapınca da lâzımdır tövbe yine.

 

İbâdeti beğenmek, olur gurur ve kibir.

Bu dahî “Günâh” olup, tövbeyi gerektirir.

 

Bir âlim, kendisini gayriden bilse iyi,

Bu dahî “Günâh” olup, gerektirir tövbeyi.

 

Mü’min, her adımını atarken bile hattâ,

Günâh işlerim” diye titremeli âdetâ.

 

Köle, efendisine hizmette etse kusur,

Ona, mükâfât değil, bir “Cezâ” lâzım olur.

 

Kul da, Rabbine karşı bir kusur işlemekten,

Korkmalı, titremeli cehenneme düşmekten.

 

Hâlis kul, bu korkuyla geçirir günlerini.

Îdâm mahkûmu” gibi görür her an kendini.

 

İşlediği günâhlar, hâtırından çıkmaz hiç.

Bunun ızdırâbıyla bulamaz huzur, sevinç.

 

Azâba yakalanmak korku endîşesiyle,

Geceleri kalkarak ağlar hep göz yaşıyle.

 

Günâhım affolmazsa, ne olur hâlim acep?

Diye düşünerekten gözyaşları döker hep.

 

O kulun bu hâline, gıbta eder melekler.

Öğünür onun ile basıp geçtiği yerler.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan